New York’ta Kemal Derviş’le buluşmamız, acı tatlı anılarımızın tazelendiği bir hasret gidermenin ötesinde, önemli bazı konuların gündeme gelmesini de sağladı. Kemal Derviş’in üç konudaki fikri çok dikkatimi çekti ve bunları sizlere aktarmak üzere kafamın bir yerine not ettim. Birinci saptaması şu: Dünyanın her yerinde gelir dağılımı dengesi süratle bozuluyor. En üstteki gelir grupları kazançlarını artırırken, en alttakiler sürekli kaybediyor. Ve ivme giderek artış gösteriyor. Bu da dünyada büyük bir dengesizlik yaratıyor. Bu sözleri; dünyayı global açıdan izleyen, rakamları elinde tutan Birleşmiş Milletler Kalkınma Teşkilatı Başkanı’nın söylüyor oluşu çok önemli. Türkiye’deki gelir dağılımının ise daha da aşırı bir biçimde yoksulların aleyhine bozulduğu görüşünde. İkincisi saptaması şöyle: Yerel siyasetçiler küresel sorunlara çözüm üretemiyor. Dünyanın her yerindeki siyasiler, kendi seçim bölgeleri ve önlerindeki seçimi kazanma perspektifi ile hareket ederken, her ülkenin küreselleşme karakteri gösteren sorunlarını çözmekte aciz kalıyor. Bu da sorunlar yumağını büyütüyor. Üçüncü saptaması ise Türkiye’yle ilgili: Üzerine siyasi olarak bu kadar kötümser, ekonomik olarak ise bu kadar iyimser yorum yapılan bir başka ülke yok.
Kendisini dünyadaki yoksullukla mücadeleye adamış olan ve modern sosyal demokrat çizgiyi hayatının her alanına sindiren Kemal Derviş dünyada çok önemli bir rol oynuyor. Önümüzdeki aylarda bu rolün öneminin artması ihtimali de var. Burada sizlerle paylaşamayacağım bazı ayrıntılar ise onun her zamanki alçakgönüllü, fedakâr, insancıl ve gösterişten uzak kişiliğini vurguluyor. Örneğine ancak İskandinav ülkelerinde rastlanacak kadar sade yaşayan, kendisine yapılan astronomik önerileri ilkeleri uğruna elinin tersiyle itebilen ve bu ilkelere hayatından çok önem veren bir insan Kemal Derviş. Dünyada yoksullukla mücadele denildiğinde ilk akla gelen isim. Bana, yukarıda saydığım saptamaları çok ilginç geldi. Bilmem ne dersiniz?
