ANKARA politikasının sıcak gelişmeleri, yurtdışında da insanın yakasını bırakmıyor.

Birkaç günden beri Köln ve Amsterdam sokaklarında rastladığım her Türkiyeli, bu işin nereye varacağını soruyordu.

Hatta Köln havaalanındaki mavi üniformalı apron görevlisi gibi, isyan ederek "Bu iş çözülsün artık!" diye haykıranlar bile vardı.

Ankara'yı hep birlikte izliyoruz.

Yakında işlerin nereye varacağını göreceğiz.

Bu arada ben size Köln stadyumundaki büyük törenden notlar aktarmak ve şölenin sonundaki anlamlı mesajdan söz etmek istiyorum.

***

AVRUPA Alevi Birlikleri Federasyonu'nun düzenlediği şölene yirmi beş bin coşkulu izleyici katılmıştı.

Sahnede Maria Faranduri ile benim dışımda, Arif Sağ, Edip Akbayram, Yavuz Bingöl, Ali Ekber Çiçek, Zafer Gündoğdu, Deste Günaydın, Talip Şahin, Mahmut Erdal, Yılmaz Çelik, İsmail Kaya gibi değerli müzisyen dostlar yer aldılar.

"Irkçılığa Karşı Omuz Omuza" sloganı altında yapılan törene Cem Özdemir, Lütfü Kuleli, Köln Başkonsolosu Ahmet Alpman da katılmıştı.

Alman Sosyal Demokrat Partisi lideri Oscar Lafontaine, şölene bir mesaj göndermişti.

Milletvekili Gerd Anders tarafından okunan mesajda Lafontaine şunları söylüyordu:

"Aleviler hoşgörü ve demokrasiden yanadır. Partimizde çok sayıda Alevi üye var. Biz Alman Yurttaşlık Yasası'nın değiştirilmesinden, Alman vatandaşlığına geçişin kolaylaştırılmasından ve çifte vatandaşlıktan yanayız."

Ödülün mesajı

Şölenin sonunda Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu'nun ilk kez verdiği Birinci Dostluk ve Barış Ödülleri dağıtıldı.

Bu ödüllerden biri Yaşar Kemal'e, birisi büyük bir incelik göstererek bana, birisi de Sivas katliamında iki çocuğunu yitiren ozan İsmail Kaya'ya verildi.

Daha sonra Arif Sağ'ın da dikkat çektiği gibi, ödüllerin büyük bir mesajı vardı.

Çünkü Alevi olmayan iki sanatçıya, Yaşar Kemal'e ve bana veriliyordu bunlar.

Avrupa Alevilerini birleştiren, Ali Kılıç başkanlığındaki federasyon, ilk ödülleri için değerli Alevi sanatçıları yerine Sünni kişileri seçmişlerdi.

Böylece Alevilik meselesini bir bağnazlık konusu yapmayıp demokrasiye, barışa, dostluğa ve insan haklarına sahip çıkan herkese açık olduklarını ortaya koydular.

Türkiye için çok umut verici bir gelişmeydi bu.

Çünkü bu büyük örgüt, demokrasi mücadelesinde bölünmeyi değil birliği, parçalanmayı değil dayanışmayı ilke edinmişti.

Gösterdikleri bu duyarlıktan dolayı Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu yöneticilerine teşekkür ediyoruz.