Kemal Anadol, hem iyi bir yazar hem de CHP Grup Başkan Vekili. Bu nitelikleriyle 3 Mart günü TBMM’de bir konuşma yapıyor ve telif haklarını korumak, korsan yayınlara engel olmak isteyen hükümete destek veriyor. Bu ülkede kitap satışının yüzde 60’ının korsan olduğunu anlatıyor Anadol. Anadolu’da hiç yasal kitabın girmediği bazı ilçeler olduğunu söylüyor. Geçen yıl 100 trilyonluk kültür yayınının 53 trilyon liralık bölümünü korsan yayınlar oluşturuyormuş. Aslında konu kitap değil de müzik olduğu zaman bu sayılar çok daha büyüyor. Otuz yıldan beri emeği korsanlar tarafından talan edilmiş birisi olarak, yasanın çıkmış olmasından son derece memnunum. Artık bize bir faydası olmaz ama hiç olmazsa genç kuşaklar sömürülmesin. 1970’li yıllar. İsveç’te stüdyolarda plak kaydediyorum. Bunlar yabancı ülkelerde uzuncalar olarak yayınlanıyor. Hemen ertesi hafta da Türkiye’nin her yerinde korsan kaset olarak piyasaya çıkıyor. Ama bu kasetlerin kapakları bir tuhaf. Çünkü korsanların alışkanlıkları, uzunçaları kopya etmek ve üstündeki cicili bicili sanatçı fotoğrafını da kapağa basmak. Benim fotoğrafımı bulamıyorlar çünkü kapaklara Abidin Dino’dan, Mehmet Sönmez’den resimler koyuyorum. Benim fotoğrafım basılı değil. Bunun üzerine ellerine geçen fotoğrafı “Zülfü Livaneli” olarak basıyorlar. Elimde böyle birçok korsan kaset var. Kimi uzun bıyık yarışmasından çıkmış gibi, kimi bir Anadolu aşığı, kimi de bilinmeyen bir öğrencinin vesikalığı. Kim bilir belki de korsan, kendi oğlunun fotoğrafını basmıştır kasetlerden birinin kapağına. Bu kasetleri otuz yıl boyunca sattılar, milyonlarca tiraja ulaştılar, hatırı sayılır servetler kazandılar. Yalnız benim değil, bütün müzisyenlerin, yazarların hakkını yediler. Şimdi, yıllardır seyrettiğimiz bu korsan filminin sonu geldi mi? Yaşadıklarımdan sonra pek inanamıyorum ama umarım gelmiştir.