BORİS Yeltsin, Moskova'daki koltuğunu korumak için ince buzlar üzerinde bale figürleri yaparken, İstanbul'un yaz gecelerinde bir balerinin nefes kesici hikayesi uçuştu.

Pamukbank müthiş bir başarıya imza atarak "Kızıl Giselle" balesini güzel bir organizasyonla İstanbullulara sundu.

Açıkhava Tiyatrosu'nda baleyi izleyen kitle, sanatın insanı yücelten, yürekleri birleştiren büyüsüne kapılmıştı.

***

RUSYA, dünyayı her zaman çok yakından ilgilendirdi. Rus balesi de bu ilginin odak noktalarından biriydi.
Ülkelerini terketmek zorunda kalan bale sanatçılarının, koreografların ve kompozitörlerin trajik kaderi çok konuşuldu.
Kızıl Giselle balesinde hikayesi anlatılan Olga Spesivtseva gibi büyük Nijinski'nin ömrü de bir akıl hastanesinde sona ermişti.
Paris sokakları Diaghilev, Nijinski, Nureyev ve büyük besteci Prokofieff gibi sanatçıların dramlarına tanık oldu.

***

BALE dendi mi Rusya'nın ve Bolşoy tiyatrosunun akla gelişi bir rastlantı mı acaba? Herhalde değil.
Çarlık Rusya'sının elit sanata (orkestra müziği ve baleye) verdiği önemi komünistler de sürdürdü.
Kızıl Giselle balesinde eleştirilen dönem aslında, bale sanatının gelişmesine katkıda bulundu.
Olga da bu dönemin ürünüdür ve komünist yönetim tarafından büyük saygı görmüştür.

***

GÖSTERİNİN başarısında seçilen müzik eserlerinin ve orkestra icrasının da azımsanmayacak bir payı var.
Bale boyunca Çaykovski, Schnitke, Bizet ve Adam'ın müziğini dinledik.
(Bu vesile ile geçenlerde ölen büyük besteci Alfred Schintke'yi saygıyla anıyorum.)

Esenyurt balesi

Açıkhava Tiyatrosu'nun Kızıl Giselle ile hüzünlendiği günlerde, Esenyurt'ta da bize ait bir barbar koreografinin kızıl çizgisi sahnelendi.
Belediye Başkanı Dr. Gürbüz Çapan'a öldürme kastıyla ateş eden 14 yaşında bir zavallı çocuk, içine sürüklen-diğimiz çete - mafya - arazi rant sarmalının yarattığı çarpık biri ur gibi suratlarımıza fırlatıldı.
Dünya kültürüne hiçbir katkıda bulunmayan ve adı hep öldürme, yaralama, uyuşturucu kaçakçılığı, işkence, katliam, mafya olaylarıyla birlikte anılan bir ülke haline dönüşüyoruz.
Ve bu ülkenin milyonlarca insanı bu kaderi, bu damgayı hak etmiyor.
Ama ne yazık ki kovboy kasabasını basan çete gibi kuşatmışlar bizleri.

***

Not: Kızıl Giselle balesi üstüne çok yazıldı çizildi.
Koreografiye ısrarla kareografi diyenlerin, artık bu yanlışı düzelteceğini umuyorum.