Son yıllarda gittikçe daha sık işitilen
bir yakınma var:
Gazetelerin hediye kampanyaları dü-
zenlemesinden, ikramiyelerden ve çeki-
lişlerden sözediliyor bolca.
Aslında gazeteler promosyon yükün-
den kurtulsalar daha rahat edecek, böy-
lesine büyük yükler altına girmeyecekler.
Ama, aynen nükleer savaş tehdi-
dinde olduğu gibi, promosyon işi
de bir tırmanma.
Tek başına bir tarafın silahlarını imha
etmesi mümkün değil.
Ayrıca uyuşturucu bağımlılığı gi-
bi gittikçe daha büyük dozlar gere-
kiyor.
kiv geldi yüz otomobile kadar dayandı,
Böyle bir tırmanmayla nereye varılacak?
Bin otomobile mi?
Gazetelerin bu tırmanmadan kurtul-
malarının en kestirme yolu, kültür hiz-
metlerine yönelmeleri.
Böylece hem gazetecilikle çelişmeyen
kampanyalar yürütülmüş olur, hem de
Türkiye'de kültürle uğraşan, bilgilenen
insan sayısı artar.

***

Hatırlarsınız; SABAH, Nobel ödüllü
yazarların kitaplarını verdiği zaman, o
kampanyayı büyük bir heyecanla des-
teklemiştim. Çünkü yüzbinlerce eve, mil-
yonlarca kitap girmişti.
Uzun vadede müthiş etki yapacak bir
hizmetti bu.
Yüzbinlerce çocuk, kitaplığında kitap
bulunan evlerde yetişecek ve bir gün o
kitapları alıp karıştırma ihtiyacını hissede-
cekti.

Şimdi SABAH, gene övünülecek bir
kampanyayla her eve MEYDAN LA-
ROUSSE kazandırıyor.
Dünya bilgi birikiminin başyapıtı olan
LAROUSSE sadece zengin ve seçkin
kişilerin evlerinde bulunmayacak.
Darendeli ev kadınından Erzurum'daki
belediye temizlik işçisine, tütün fabrika-
sında çalışan kızdan taksi şoförü delikan-
lıya kadar her kesim böylesine önemli
bir ansiklopediyi evinde bulundurmanın
ayrıcalığını yaşayacak.
Beni de işin en çok bu yanı ilgilendiri-
yor.
SABAH gibi büyük bir kitle gazetesi-
nin kültürle ilgilenmesi ve bir yıl boyunca
LAROUSSE dağıtması, büyük bir kül-
tür seferberliği anlamında.

***

Yavaş yavaş kitapsız bir topluma dö-
nüşüyoruza
Bir müzik kasetinin satışı milyonları
bulurken, en önemli yazarların kitapları
üç-beş bin sınırında kalıyor.
Bu kitaplar bildiğiniz gibi, Seka'nın İz-
mit fabrikasında yapılan üçüncü hamur
kağıda basılır ve fiyat dengesi de böyle
tutturulur.
Şimdi yeni bir uygulamayla İzmit fab-
rikası üçüncü hamur imalatını kesmiş.
Yani kitap kağıdı basmıyor artık.
Yaşama mücadelesi veren yayınevleri
ya diğer fabrikaların yeşil ve mora çalan
kağıtlarıyla yetinecekler ya da dükkana
kilidi vurup gidecekler.
Böyle bir ortamda büyük gazetelerin
kitapla ve kültürle ilgilenmelerinin önemi
çok büyük.

***

Yillar önce bir eve baskın yapan polis,
Larousse ansiklopedisini görüp sormuş:
"Bu ne ulan?"
"Larus" demiş zavallı evsahibi.
"Alın bunu" demiş komiser; "Rus
kitabı olduğunu itiraf etti. Ben la,
ma anlamamam."
Ne mutlu ki o günlerden bugünlere
geldik ve her eve Larus girecek.