PARIS itiraf eder mi?
Fransa'daki kan skandalını duymuşsunuzdur.
Kan Merkezi'ndeki bir grup doktor, AIDS mikrobu taşıyan kanları binlerce kişiye vermişler.
Bu kanlardan bir kısmı yurtdışına ihraç edilmiş.
Şimdi, kanları kullanan yüzlerce kişi birer AIDS hastası olarak ölümü bekliyor, binlercesi de müthiş bir endişe içinde kıvranmakta.
Bu canavarlığı yapan doktorlar yargılandı ve Fransız mahkemelerinde dörder yıl hapis cezasına çarptırıldılar.
Doktor Garetta ve arkadaşlarının bu kadar hafif bir cezayla kurtulmasına razı olmayan kamuoyu, mahkemeleri protesto ediyor.
Tabip odaları, doktorların tekrar yargılanması için yüksek mahkemeye başvurma kararı aldı.

Bütün bu kargaşa sırasında da aylardır sürdürdüğü suskunluğu bozan Cumhurbaşkanı Mitterrand televizyonda bir konuşma yaptı.
Olayı büyük bir dram olarak niteleyen Mitterrand, iyileşmek için kan alan bir kişinin, bu kandan dolayı ölmesinin korkunçluğunu anlattı.
"Bütün hastalardan millet olarak af diliyoruz." cümlesiyle de olayın sorumluluğunu bir ölçüde üstüne aldı.

Mitterrand'ın yaptığını bizim liderler yapar mı diye düşündüm.
Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarına zarar veren herhangi bir davranıştan dolayı sorumluluk duyan bir başbakan ya da cumhurbaşkanı halktan af diler mi?
Yanlış bir uygulamayla insanları sıkıntıya sokan bir bakan, bu yanlışlığı

Ne yazık ki bu sorulara olumlu cevap veremedim.
Sanırım siz de veremezsiniz.
Çünkü bizde marifet, bir suçu itiraf etmek değil, örtbas etmektir.
Bunun da en kolay yolu vurdumduymaz bir tavırla konuya hiç değinmemek ve zamana bırakarak unutulmasını beklemektir.
Kamuoyunu sarsmış bir sürü yolsuzluktan tutun da halka radyasyonlu çay içirmeye kadar her türlü suç, bir kanıksama ve unutma perdesinin altında yitip gitmiştir.
Bugüne kadar cumhuriyetin hiçbir lideri, hiçbir uygulama için af dilememiştir.

Bundan şu sonuç çıkar: Türkiye Cumhuriyeti'nde bugüne kadar hiçbir yanlış yapılmamıştır.
Willy Brandt'n, Mitterrand'in, Reagan'ın, Gorbaçov'un yanlışlarını itiraf ettiği bir dünyada Türk liderleri pir-ü paktır.
Devlet ne Güneydoğu'da, ne de başka bir yerde hatalı bir davranışta bulunmamıştır.
Çıkarılan kararnamelerin hepsi doğrudur.
En iyi yasalar bizde yapılmıştır.
Liderlerimiz zamanında en doğru ekonomik kararları almışlar ve Türk halkının bugünkü refahını hazırlamışlardır.

Oysa her Türk yurttaşı bilir ki bu doğru değildir.
Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetenler çok ağır hatalar yapmışlardır.
Yanlışlarını itiraf etmemekle de bu hataları büyütmektedirler.