Durmadan Ankara gündemiyle uğraşıyoruz. Kendimizi ani yılgınlıklara kaptırıyoruz. Ve bu arada güçlülerin zayıfları ezdiği, merhametsiz bir toplum olarak yaşadığımızı unutuyoruz. Bir toplum sadece güçlülerin, sağlıklıların, gençlerin, zenginlerin yaşayabildiği ve toplumdaki zayıfların yok sayıldığı bir hunharlığı ne kadar sürdürebilir? Toplumsal dayanışma, adalet ve hepsinden önemlisi merhamet duygusu günden güne bizi terk etmekte. Utanç duyuyorum doğrusu.
Bayramda yayınladığım ve kurbanlık hayvanlara eziyet edilmesini eleştirdiğim “Merhamet” yazısına tepkiler sürüyor. Bu arada gazetede yayınlanan bir fotoğraf çarpıyor gözümüze : Bir hayvanı kesip kanını bir tabağa doldurmuşlar ve ANAP Fatih Adayı Sadettin Tantan’ın önüne getirmişler. Adaylarına kan sunuyorlar. Bunu kimse ” müslümanlık” olarak yorumlamasın lütfen! Sağ olsun, babam Mustafa Sabri Bey, İslam’ın bu konudaki tutumunu belgeleyen ayetler ve hadisler gönderdi. İşte size birkaç örnek: Maide Suresi’nin İkinci Ayeti’nde şöyle bir bölüm var: “Ey iman edenler…kurbanlara…sakın dokunmayın, saygısızlık etmeyin.” Enam Suresi’nin Altıncı Ayeti ise şöyle: ” Yerde yürüyen hayvanlar ve iki kanadıyla uçan kuşlar da sizin gibi ümmetlerdir.”
Hadisler ise şöyle:” Hayvanlara ettiğiniz zulüm bağışlanmaz.” “Hayvanı eziyetle öldürmeyiniz.” “Lanet olsun hayvana eziyet edene!” “Kuduz köpek bile olsa eziyetle, işkenceyle öldürmeyiniz.” ” Binek hayvanlarını konak yerlerinde dinlendirin. Onların üstünde şeytanlara dönmeyin.” (Bu hadisler, Celaleddin Abdul Fadi Abdurrahman İbni Muhammed ile Abdulrauf al Munavi’nin kitaplarından derlenmiş.)
Görüldüğü gibi İslam dini hayvanlara eziyet edilmesini kesin bir dille yasaklıyor, hatta lanetliyor. Bu bakımdan kan tutmuş bir toplumda, hayvanlara işkence etmekten zevk alan sapıklıkları gelenekle, dinle açıklamaya kalkmayın.
Bu köşeden Cumhurbaşkanı’na, Başbakan’a, bakanlara, parti liderlerine, komutanlara bir çağrıda bulunmak istiyorum. Yurt gezilerinizde hayvan boğazlanması geleneğine bir son verin. Eğer ayağınızın dibinde çırpınan bir devenin ya da boğanın, kanlar fışkırtarak can çekişmesini seyretmekten zevk almıyorsanız, gideceğiniz yere önceden haber göndererek bu manzaraları engelleyin. Alnınıza kıpkırmızı kan lekeleri kondurtmayın. Çiller’in Amerika gezisinde olduğu gibi, partililerin sırtlarına vurdukları koçları aprona taşıyıp uçağın yanında kıtır kıtır kesmesi eylemlerini yasaklayın. Haydi Tansu Çiller! Bir kadın olarak siz öncülük edin bu işe.
