Bizim Meclis’in pek iç açıcı, yüz güldürücü ve insanın içine ferahlık verici bir yer olduğu söylenemez. Karanlık koridorlardan ve kulisten geçip, sürekli bir huzursuzluk havasının sezildiği Genel Kurul salonuna girersiniz. Burası da birçok milletvekilinin belirttiği gibi; renklerinden midir, mimarisinden mi bilinmez, insanı yoran bir atmosfere sahiptir. Ama salı günü öğleden sonra Meclis’te içime bahar rüzgârı dolduran bir haber aldım: Kemal Derviş “Sana bir şey söyleyeceğini” dedi ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın kendisini aradığını ve BM Kalkınma Programı Başkanlığını önerdiğini söyledi. Daha doğrusu; yapılan doğrudan bir görev önerisi değil de short list denilen, son elemeden geçmiş adaylar arasında yer almayı kabul edip etmeyeceğini sorma durumu. Derviş’e hem kendisi, hem Türkiye, hem de dünya adına çok sevindiğimi söyledim.Çünkü yıllarca Dünya Bankası’nda yoksulluğa karşı mücadele programlarında yer almış ve bu konuda uluslararası başarılara imza atmış olan Kemal Derviş için bu görev çok uygun.Hem BM Genel Sekreteri yardımcılığı düzeyi, hem de çok önemli olan Kalkınma Programı’nın sorumluluğu. Kemal Derviş, ülkesine yaptığı hizmetleri şimdi dünya çapındaki programlara taşıyabilir. Türkiye’de Kemal Derviş’le ilgili bir yanılgı yaşandığının çok yakın tanığıyım. Basın ve kamuoyu Derviş’i hep siyasi bir figür olarak algıladı. Oysa o başından beri kendisini “teknik bir uzman” olarak görüyordu. BM’deki önemli görev de böyle bir “teknik adam” a gereksinim duyuyor. Bu görev için son elemede kalmış altı aday var: Türkiye, Kuveyt, İngiltere, Hollanda, Norveç ve Japonya’nın adayları.Bu adaylık Kemal Derviş’e Kofi Annan tarafından önerildi ama 166 ülkenin üye olduğu Kalkınma Programı için diğer ülkeler adaylarını belirleyip onlar için çalışmaya başladılar bile. Kemal Derviş’in işi hiç kolay görünmüyor. Mesela İngiltere’nin adayı Lordlar Kamarası Başkanı Barones Valerie Amos. Başbakan Tony Blair’in şimdiden, kendi adaylarını desteklemek için birçok ülkeye telefon etmeye başladığı geldi kulağıma.Japonya ise BM’ye büyük paralar ödeyen bir ülke. Ben eminim ki Derviş’in kişisel özellikleri, lordlar, samuraylar, Vikingler arasında parlayacak! Bir ara Dünya Bankası Başkanlığı için de adı geçen Kemal Derviş’e takıldım. “Soyadın Kurdoğlu olsaydı bu görevi alabilirdin” dedim. “Baksana bir Kurdoğlu’ndan (Wolfensohn), bir başka Kurdoğlu’na (Wolfowitz) geçiyor.” “Aman, iyi ki soyadını Kurdoğlu değilmiş. Böylesi daha iyi” dedi. Sonuç ne olursa olsun, dünyanın en önemli görevlerinden birisine aday gösterilen dostumu kutluyorum.
