Barbara Goldsmith’in bütün dünyada yankı uyandıran muhteşem kitabı “Madame Curie-Saplantılı Deha” Remzi Kitabevi tarafından Türkçe yayınlandı. Madame Curie gibi bir bilim kadınının mücadelesini anlamak, yüreğindeki ışığı ve insanlığa duyduğu sevgiyi hissetmek bakımından, cesaret verici ve mutlaka okunması gereken bir kitap. Yazar Goldsmith bu eseriyle büyük ödüllere layık görüldü. 2006 yılında Amerikan Fizik Derneği Büyük Ödülü’nün Barbara Goldsmith’e verilmiş olması zaten başlı başına büyük bir olaydı ama ödülün gerekçesi daha da ilginç bir buluşmaya vesile oldu. Ödül Barbara Goldsmith’e “Madame Curie-Saplantılı Deha” kitabından dolayı veriliyordu. Böylece Amerikan Fizik Derneği, yazarın şahsında bu büyük bilim kadınını bir kez daha anma ve ona saygısını gösterme fırsatını bulmuş oluyordu. Madame Curie dünya bilim tarihinin kilometre taşlarından birisiydi ama kendisini sadece bilime adamış, laboratuvarından çıkmayan bir bilim kadını değildi. Döneminin siyasal mücadelelerinde net tavır almayı bilmiş, omurgalı duruşa sahip bir yirminci yüzyıl aydınıydı. Onun üzerine bu güzel kitabı yazan Barbara Goldsmith de öyle. O da kendisini yazın alanının doruklarına taşımış olan kitaplarının başarısıyla yetinmek ve bunların keyfini sürmek yerine dünyanın her köşesinde baskı altına alınmış yazarların sesi olmaya uğraşıyor, düşüncelerinden dolayı tutuklanmış yazarları kurtarmaya çalışıyor. Bu amaçla 1986 yılında verilmeye başlanan “PEN-Barbara Goldsmith Yazma Özgürlüğü” ödülü, dünyanın dikkatini bu konuya çekmekte öncü bir rol oynamaya devam ediyor. 1921 yılında idama mahkûm edilen iki İtalyan işçinin, Sacco ve Vanzetti’nin masum olduğuna inanarak bu konuda görüşlerini açıklayan dünya aydınları arasında; Albert Einstein, H. G. Wells, Thomas Mann, Upton Sinclair, Dorothy Parker, Bernard Shaw, Anatole France, Bertolt Brecht, Romain Rolland, Sinclair Lewis ile birlikte Marie Curie de vardı. Aynen bugün Barbara Goldsmith’in yapmakta olduğu gibi, dünyanın uzak bir köşesinde insan vicdanını yaralayan her eylem, her karar, her uygulama onu laboratuvarındaki çalışmalarından ayırıyor ve vicdanlı bir aydın olmanın sorumluluğunu taşımaya çağırıyordu. Marie Curie ve Barbara Goldsmith. Aralarındaki donmuş zamana rağmen bilime, sanata ve insana duydukları saygıyla çabaları birleşen iki kadın. Goldsmith bir anlamda Madame Curie’nin sessiz vasiyetini sürdürüyor ve bu kitabıyla da amacını taçlandırmış oluyor. Bilimin ve sanatın zamana meydan okuyan gücüyle bu büyük insanı 21. yüzyıl kuşaklarına taşıyor.