Hiç beklemiyordum ama dün Meclis’te ilginç gelişme oldu ve bizim “Gençlik ve Artan Şiddet” konusunda bir Meclis araştırması açılması önergemiz gündeme alınarak oy birliğiyle kabul edildi. Bağımsız bir milletvekilinin önergesine, bütün partilerin ve genel kurulun tamamının katılması çok ilginç ve hoş bir gelişme. Meclisin “şiddet” konusunu önemsediğini göstermesi bakımından da olumlu bir örnek. Bundan yaklaşık dokuz ay önce, 15 Şubat 2006 tarihinde 19 değerli milletvekili arkadaşımın imzalarını alarak Meclis Başkanlığı’na bir önerge sunmuştuk. O önergede özetle şunları söylüyorduk: “Son yıllarda gençler arasında şiddet eğiliminin arttığını üzülerek gözlemlemekteyiz. Sorunun ciddiyeti ve kapsamı sistematik ve bilimsel yaklaşımı gerekli kılıyor. Gençler arasındaki şiddet davranışlarının hem istatistiksel hem de toplumsal ve ruhbilimsel yönden araştırılması sorunun boyutlarının tespiti ve alınacak tedbirlerin belirlenmesi yolunda atılacak önemli bir adım olacaktır.” Bu girişten sonra Anayasa ve iç tüzük hükümleri gereğince şiddeti inceleyecek bir meclis araştırma komisyonu kurulmasını öneriyorduk. Önergeyi verirken değişik partilerin yöneticileriyle ve ilgili bakanlarla görüşüp desteklerini rica ettik. Bu destekler sağlandı, çeşitli partilere mensup milletvekilleri de bu yönde önergeler verdi; sonra bütün önergeler birleştirilip gündeme alındı ve salı günü genel kurulda müzakere edilerek oy birliğiyle kabul edildi. Meclis müzakereleri sırasında ortaya çıkan, çeşitli konuşmacıların değindiği ve benim de konuşmam sırasında özellikle üzerinde durduğum bir konu, şiddetin sadece gençlik ve okullar açısından ele alınamayacağı idi. Bunu hepimiz yaşıyoruz ve görüyoruz.Türkiye’de şiddet giderek tırmanıyor; daha önce hiç rastlamadığımız suçlarla karşılaşıyoruz, üçüncü sayfa haberleri manşetlere taşınacak kadar önem taşıyor, Türkçede bulunmayan bir “seri katil” deyimi dilimize giriyor, 16 yaşında çocuklar papaz vuruyor, 17 aylık çocuğa tecavüz ediliyor, kapkaç mağduru olmayan kimse kalmadı neredeyse. Yani şiddet kapımızı çalıyor, hem de kulakları sağır edercesine. Bu artışı tek bir nedene bağlamak olanaksız: Meclis komisyonunda ekonomi, işsizlik, gelir dağılımı adaletsizliği, medyadaki şiddet yayınları, kente göç, uyuşturucu gibi birçok temel konu araştırılacak, bir sonuca varılacak ve gerekli yasal önlemler alınacak. Bu konuyu ciddiye alıp oy birliğiyle araştırma açılmasını kabul eden Meclis’e teşekkür ederim. Keşke 301. madde gibi, İngilizlere yazılan “Mavi Kitap” mektubunun gereksizliği gibi birçok konuda yaptığımız uyarılar da zamanında dikkate alınsaydı… Ülke birçok gereksiz dertten kurtulabilirdi. Ama neyse; buna da şükür. Dün kürsüdeki konuşmamda da belirttiğim gibi anahtar soru şu: Türkiye’de şiddet bu kadar artarken niçin Hacı Bektaş ilçemizde cezaevi, işlevsiz kaldığı için kapatılıyor? O ilçeyi koruyan kültür niye Türkiye’yi korumuyor?
