BİR okurum memur zammı konusunda haklı sorular soruyor. Diyor ki:
1. Bu nasıl bir devlet yöneticiliğidir ki bir gün dahi asaleten bakanlık yapan insana hayat boyunca makam otosu ve koruma polisi tahsis edilirken açık vermiyor da 50 milyon TL ücretle çalışan memurun maaşı 80 milyon olunca açık veriyor?

Bence bu soru, geniş kitlelerin yüreğinde kök salan bir kuşkuyu ortaya koymakta: Halk, kendisini yönetene güvenmiyor.
Devleti elinde tutanların inanılmaz bir israf içinde olduğunu, ülkenin parasını har vurup harman savurduğunu, kendi yandaşlarını zengin etmek için kamu kaynaklarını peşkeş çektiğini düşünüyor.
Keşke elimizde imkan olsa da milyonlarca çalışana, memura, işçiye, emekliye dar gelirliye bu konuyu sorabilsek.
Eminim ki "Türkiye'de devlet harcamalarında israf yoktur. Yöneticilerimiz yolsuzluk yapmaz. Ellerinde-ki kıt kanaat imkanlarla ancak bu kadar olabiliyor." diyen bir tek saf yurttaşa bile rastlanmayacaktır.
Eğer böyle birisi çıkarsa akıl hastası muamelesi görür.

***

OKURUMUZ devam ediyor.
2. Milletvekillerine tanınan 2 yılda emeklilik kanunu geldiğinde, Genel Kurul'da bir oylamada kabul ediliyor. Parası olan milletvekili olduğu bu ülkede, zaten zengin olan milletvekili 1 in 4 ünden emekli edilirken bütçeye yük olmuyor da 50 milyon maaşla iki çocuk okutan memur mu yük oluyor?
3. 600 - 700 milyon maaş alan milletvekillerinin, çocuklarına harçlık diye verdikleri paranın yarısının, ev geçindiren çocuk okutan memura verilmesi bütçede nasıl açık yaratıyor?
Mektubun sonunda okurumuz yöneticilere sesleniyor:
"Unutmayınız ki sizin gidip alış - veriş yaptığınız yerlerde bahşiş diye verdiğiniz paraya hala Türkiye'de aile geçindirip, 2 - 3 çocuk okutan insanlar var. Ben aldığım paranın miktarını yazmaya utanıyorum ama siz o parayı bize layık görmeye utanmıyorsunuz: 24 milyon lira."

***

MEMUR olan okurumun adını vermiyorum.
Yoksa onu aldığı 24 milyon liradan da ederler.
Ama yönetimin körlüğü, vurdumduymazlığı bu ülkeyi patlamalara götürüyor.

***

EĞER enflasyonu düşürmek, tüketim talebini kısmak ve bütçeyi dengelemek istiyorsanız, işe toplumun en ezilen kesiminden başlamayın.
Devlet denilen ve üst düzeydeki insanlara inanılmaz olanaklar sunan israf makinesini gözden geçirin.
Devletin elinde kaç makam otomobili, kaç şoför olduğunu, kimlerin sudan bahanelerle çıktığı Avrupa "inceleme gezileri"nde neler harcadığını, kaç kişilik ekiplerin birinci mevki uçak biletleriyle seyahat ettiğini, hangi pahalı otellerin kral dairelerinin kapatıldığını araştırın.
Milyar dolarlık ihalelerde siyasi yandaşların nasıl kayırıldığını, ülke kaynaklarının nasıl şirketler arasında pay edildiğini anlatın.
Vergilerimizden oluşan devlet gelirini nasıl babanızın mirası gibi harcadığınızı, sağa sola ulufe olarak dağıttığınızı açıklayın.
Ancak ondan sonra memurdan, emekçiden, emekliden fedakarlık istemeye hakkınız olabilir.
Yoksa, bu halk size güvenmemeye devam edecek.

E mail: livaneli@milliyet.com.tr