Meclisteki komisyonlar iki lideri de akladı. Meğer yıllardır sürüp giden mal varlığı suçlamaları, Amerika’daki soruşturmalar, meclis görüşmeleri, gazetelerdeki binlerce yazı ve siyasi polemikler birer yalanmış. Hepimiz bir rüya görmüşüz. Ve rüyanın sonunda bir de uyanıp bakmışız ki iki parti başkanı, hamama girmiş birbirini sırtını kesiliyor. Öyle ya; ellerinin uzanamadığı yerleri kim kesemeyecek?

Hani Karadenizliler bir hazine bulmuş da paylaşırken birbirlerine vurup telef etmişler. İki tarafta da ölüler, Yaralılar gırla… Sonra bir saf vatandaş sormuş.” İyi ama hazine nerede?” ” Mesela deduk!” Diye cevap vermişler. ” Mesela deduk!” Komisyonlar da bize böyle diyor. ” Mesela deduk!”

Koskoca Türkiye kendi kuyruğuyla oynayan kediye döndü. Bunca dış sorun varken içerde cambazlıklarla uğraşılıyor. Al gülüm ver gülüm! Alan memnun veren memnun! Halk ise hala” aman bu hükümeti çıkmayalım da ne olursa olsun!? ” derdinde. ” Madem bu kadar memnunsunuz, madem bu hükümet her işi çok güzel yürütüyor, o zaman neden şikayet ediyorsunuz?” diye sormak geliyor insanın içinden! Demek ki hükümet Öcalan işinde başarılı, ekonomide iyi gidiyor, Çakıcı, Korkmaz Yiğit meselelerinde de bir kusur yok. O zaman yaşasın hükümet! İnşallah 20 sene daha devam ederler. Halk memnunsa bize ne demek düşer?