Savaş da savaş diye tutturanlar için bir mesel: Yavru tavşan annesine sormuş: “Anne, tazı bizi kovalasa biz mi hızlı koşarız, tazı mı?” Annesi demiş ki: “Biz daha hızlı koşarız koşmasına ama Allah ne onun yüzünü bize göstersin ne bizimkini ona!”
Çevresini kıskanmaktan dili dişi kitlenmiş adamlar ve kadınlar üstüne mesel: Bir zamanlar kambur bir adama Tanrı katından bir ses gelmiş: “Bir dilek dile. Hemen kabul edilecek.” Kambur düşünmüş taşınmış ve demiş ki “Ey tanrım, ne olur dünyadaki bütün insanları kambur yap!”
Başkalarına kötülük yapmak için kendisi zarara giren adam üstüne mesel: Gene bir gün yoksul bir adama göklerden bir ses gelmiş, “Benden bir şey dile. Hemen gerçekleşecek. Yalnız sana ne verirsem, iki mislini komşuna vereceğim.” Yoksul adamı almış bir düşünce. Gönlünden geçenleri söylemek istermiş ama komşusunun, her şeyin iki katına sahip olacağı düşüncesi bir türlü içine sinmiyormuş. Sonunda formülü bulmuş ve “Ey yüce Allah’ım!” demiş. “Ne olur benim bir gözümü çıkart!”
Televizyonda aşiret reislerinin konuşmasını ve demokratik çözümlere karşı çıkmasını dinleyen bir yaşlı demiş ki: “Madem bu ağaların söyledikleri doğrudur o zaman diğer konularda da fikirlerine hak verelim. Mesela kan davası geleneğini göklere çıkaralım. Aileler karşılıklı kurbanlar versin ve durmadan insan öldürülsün. Kadın haklarından vazgeçelim. Muhtarın oğluyla incir ağacı altında konuşurken görüldü diye öz kızlarımızı, aile meclisi kararıyla idam edelim. Muskalar yazdırıp, büyüler yaptıralım. Arazi anlaşmazlığına düştüğümüz hasmımızı pusu kurdurup kurşunlatalım. Sonra da hapsi düşen adamlarımızı orada yıllarca besleyelim. Bütün bunları da Kemalizm diye diye yapalım!”
İstanbul’da Mart yerel seçimleriyle ilgili hesaplar yapılıyor ve bütün partiler milyonlarla ifade edilen Kürt asıllı nüfusu hesaba katıyor. Sadece bu gösterge bile “Ver kurtul”cularla, “Vur kurtul”cuların haksızlığını ortaya çıkarmıyor mu? İki çözüm de çözüm değildir ve İstanbul, İzmir, Antalya gibi kentlerde, etle tırnak gibi kaynaşmış insanları birbirinden ayıramaz. Tek çözüm kardeşliktir. “Kürdistan” kurup o bölgeyi Türkiye’den koparmak isteyenler, İstanbul’dan kopamayan Kürt asıllılara bakıp bakıp, bu kente “Kürdistanbul” mu diyecekler?
