Bir kaç gün önce yayınladığımız "Müzik Çalmak" başlıklı yazı epeyce ilgi gördü.
Sağolsun çeşitli okuyucularımız ve konuyla ilgili kişiler görüş belirttiler. Bugün bana gelen mektuplardan birine yer vermek istiyorum.
Mektup ANAP Milletvekili Adnan Kahveci dostumuzdan. Olduğu gibi yayınlıyorum:
"Müzik Çalmak başlıklı yazınızı okudum. Ben de bu konuda bir basın toplantısı yapmak istiyordum. Belki biliyorsunuz 'Sinema Video ve Müzik Eserleri Kanunu'nu hazırlayan benim. Amacım sanatçıları korsanların sömürüsünden kurtarmaktı. Bu yasa ile korsanlık çok büyük ölçüde azaldı. Sanatçılar büyük ölçüde açlıktan kurtuldu. Son bir kaç yıldır yasanın uygulanmasında bir gevşeme var. Özellikle belediyelerin korsan kasetle hiç bir mücadeleleri yok. Ben yasayı hazırlarken Kültür Bakanlığı'nın her yere uzanamayacağını bildiğim için, belediyelere de yetki vermiştik.
Şimdi de sizin saptadığınız gibi korsan radyolar sanatçıyı sömürüyor. Ama bunu yaparken çok iyi bir gerekçeleri var. Çünkü iktidarın güçlü ortağı DYP bizzat bu işi yapıyor. İstanbul Maltepe'de DYP radyosu her gün sanatçıların parçalarını tek kuruş ödemeden çalıyor. Yakında diğer ortak SHP de radyolar kuracak. Onlar da sanatçıyı sömürmeye başlayacaklar.
Sizinle çok sohbetler yaptık. Sola, sağa baktığınızdan daha sıcak baktığınızı biliyorum. Çünkü 'emeğe saygı' nın solda daha fazla olduğunu düşünürdünüz. Tabii başka gerekçeleriniz de var, biliyorum.
Ama görüyorsunuz, sanatçı tekrar 80 öncesi karanlık ortamına itildi. Emeğinin hakkı çalınıyor. Ve hem DYP hem de SHP bu soyguna bizzat katılıyor.
Sanatçının bu korsan radyolarla gaspedilen hakkını korumak için "Sinema, Video ve Müzik Eserleri Kanununa Ek" adı altında yeni bir teklif hazırladım.
Meclis açılır açılmaz sunacağım.
Sanatçılarımız da bu vesile ile hangi partinin gerçek 'emek dostu', gerçek sanatçı dostu olduğunu anlamış oldular."
Gördüğünüz gibi Adnan Kahveci'nin mektubu politik bir polemik niteliğinde.
Açıkça söyleyeyim, beni işin polemik yönü ilgilendirmiyor. Ama iktidarın şu andaki duruma esaslı bir çözüm üretmesi de acil bir sorun olarak önümüzde.
Kaset korsanlığı tekrar hortladı. Tarihe karıştığını düşündüğümüz korsan kasetler gene piyasada.
70'li yıllarda bir sürü korsan kaset, sakallı bıyıklı bir takım adamların resimlerini kapak yaparak benim adım altında piyasaya sürmüştü. Eşimle birlikte böyle atmışa yakın kaset toplamıştık. Hepsinde başka bir kişinin resmi vardı. (Çoğu da eşkiya gibi adamlardı.)
Şimdi tekrar o döneme yaklaşıyoruz. Her kasetten, bandrol ücreti olarak 500 TL. kesen Kültür Bakanlığı'nın elinde büyük bir müzik fonu birikmiş olmalı. Bu fonun kullanımındaki en etkili yol, korsan kasete karşı mücadele yöntemidir.
Zamanında önlem alınmazsa korsan kasetçilik ülkeyi bir yangın gibi sarar.
Zaten radyo ve televizyonlarda kullanılan eserinden bir yarar sağlayamayan sanatçı bu kez yaptığı kasetin başkaları tarafından satılışını da uzaktan seyretmek durumunda kalır.
Adnan Kahveci'nin ek yasa önerisinin Meclis'te ve kamuoyunda yankı bulmasını diliyoruz.
