Hani insanın çaresizlikten ve öfkeden
ağladığı anlar olur ya, Nermin Hanım
da böyle dipsiz bir umutsuzluk içinde
yazmış mektubunu.

"Haydarpaşa Nümune Hastanesi
Acil Servisi'ne bir yakınımı görme-
ye gitmiştim" diyor. "Bir süre sonra
tuvalete gitmem gerekti. Katın tu-
valetine girmiştim ki tepemden
aşağı sular boşandı. Bir an sifonun
taştığını sandım."

Ne yazık ki Nermin Hanım'ın tepesin-
den dökülen sular sifondan taşan temiz
su değilmiş. Dirsek şeklindeki künkün al-
tından lağım suları akmaktaymış.

Evet! Düpedüz lağım suları!

"Kendimi çok feci hissettim. Yi-
ne de tam inanamadım. Sırtımdaki
beyaz gömleği çıkarıp baktım ve
sarı renkli pislik parçalarının, sıvı
bir halde yayıldığını gördüm.
Size bu iğrenç durumu daha hafif
anlatamıyorum. Sizin gibi sanatçı
bir kişiye böyle bir yazı yazacağıma
yüz yıl düşünsem inanmazdım. Bu
gerçekle, sizin doğayı çöplüğe çevi-
renlerle ilgili yazınızdan sonra kar-
şılaştım. Tepesinden pislikler dö-
külen tuvaletler de bu yapıda insan
topluluğunun aynı paraleldeki
uzantısıydı. Durumu kat görevlile-
rine sorduğum zaman çoktan beri
bozuk olduğunu söylediler. Zaten
fazla kalamadım. Yıkanmak için
eve koştum. Yol boyunca sırtımdan
belime kadar yapış yapıştım."

***

Farkında mısınız? Hepimiz gittikçe pis-
liğe gömülüyoruz.

Şehirlerimiz iğrenç Dünyanın en pis
şehirleri. Bir kaç yüz Türk bir araya geldi
mi ortalık kokmaya başlıyor. Körfezler
kokuyor, evler kokuyor, insanlar koku-
yor.

Varsa yoksa para kazanma hırsı!
Ne pahasına olursa olsun, yalanla do-
lanla, rüşvetle, çalıp çırparak, kandırarak
para kazanma deliliği.

O paraları ne yapacaklar bilmem ki!
Lağım kokan şehirlerde, insan terin-
den yapış yapış olmuş tavernalara gidip
göbek atacaklar, sonra milyarlık Merce-
des'lerine binip yoldaki kedi köpeği eze-
rek sürat yapacaklar ve bunun adı eğlen-
ce olacak.

Doğada, kendi halinde yaşayan hiç
bir canlı türü bu kadar onursuz ve pis
olamaz.

Nermin Hanım; "Sizin başınıza
böyle bir şey gelseydi çıldırırdı-
nız" diyor. "Benim de ilk kez başı-
ma geldi ama sanırım sürekli tü-
kürülen yollarda yürüye yürüye
savunma kazandım herhalde.
Bizde gördüğüm pisliği Tay-
land'daki Mercan adalarının ba-
raka tuvaletinde görmedim."

Sonra da üzülüyor Nermin Ha-
nım: "Siz de fazla dert etmeyin"
diyor. "Ama böyle toplumlar sade-
ce pis değil, iğrenç."

Bu yazıyı Sağlık Bakanı Yıldırım
Aktuna'ya ithaf ettiğini de eklemiş.

***

Her eşyanın beyaz patiskalarla örtül-
düğü sakız gibi Türk evlerinden ve gü-
rül gürül sıcak sular akan hamamlar-
dan bugünlere geldik.

Mutfak musluğunda el bile yıkatma-
yan annelerimizin "şart-surt" kav-
ramlarından, bu hale düştük.

Dünyanın en temiz ülkelerinden bi-
rini çöplüğe çeviren barbarlar kına
yaksın