Yıllardan beri müzikle ilgili mektuplar alırım. Kimi plak şirketinin adresine gider, kimi gazetelere, dergilere. Ev adresini bulabilenlerse eve gönderirler. Mektuplar genellikle sevgi dolu sözcüklerle başlar, şiirlerle devam eder ve bir imzalı resim isteğiyle sona erer. Bunlar gene sürüyor.

Gazete yazılarıyla ilgili olarak ise bambaşka mektuplar geliyor. Toplumun her kesiminden, her anlayıştan, her gruptan insan yazılarla ilgili düşüncelerini açıklıyor ve duygularını belirtiyor.

Son aylarda bu mektupların sayısında bir patlama oldu.

Zaman ayırıp bu mektupları yazan okurlardan, hepsini yanıtlayamadığım için özür dilerim ama en azından şunu söyleyebilirim ki bütün mektupları büyük bir dikkatle okuyor ve etkileniyorum. Yazdıkları için teşekkür ederim.

***

Kimi yazılar genel bir onay alıyor. Gelen mektup ve telefonların hepsi yazıda savunulan düşünceyi benimsediklerini vurguluyorlar.

Son haftalarda bir kaç kez üstüste yazdığım "Siyasi Star Sistemi" yazıları böyle oldu. Ne kadar çok insanın, siyaset starlarından sıkıldığını ve bu engelleri kaldırarak daha geniş ufuklara yelken açmak istediğini anladım.

Bunu en güzel özetleyen mektuplardan birisi Sayın Deniz Adanalı'ya ait. "Türk insanının günlük ve çok kısır iç politika merakından vazgeçtiği gün medeniyete adım atacağına ve dünyanın merak ettiği şeyleri merak edeceğine ben de inanıyorum; ama bizim gibi ülkelerde kişiler basından çok etkilendiğine göre neden basın da böyle bir hareketi başlatmaz ki? İç politikanın hayatımızdaki en önemli olay olmaktan çıkmasında, sizin gibi kişilerin bu konuyu sık sık yazmalarının çok yararı olacağı umudundayım."

Adını belirtmeyen Batı Trakyalı bir okuyucu, bu konuda çok güzel bir mektup yazmış.

"Hayvanlara Kıymayın Efendiler!" yazısı da bir çok okurun olumlu tepkisiyle ödüllendirildi.

***

Fakat her yazı böylesine olumlu tepkilerle karşılanmıyor.

Özellikle Mandela'nın ödül reddetmesiyle ilgili yazılarda öyle değişik görüşler aldım ki, bu konuda Türkiye'de bir uzlaşma sağlanamayacağı kanısına vardım.

Adnan Özçelik gibi Mandela'yı karalayan karikatürlere bile tepki gösteren okurlar da yazdı; Timuçin Kıyak, Ahmet Tan ve Ahmet Güzel gibi "Kenan Evren'i cumhurbaşkanı olarak biz seçtik. Bir Güney Afrikalı karşısındaki küçültücü sözleriniz bizleri kalpten yaraladı." diyen okurlar da.

Bu konudaki bir başka mektup: "Mandela profesyonel bir kukladır ve Atatürk ödülünü reddetmesi Mandela'ya milyonlarca dolar kazandırmıştır." diye başlıyor. T.Y.Ö.G.-T.M.G.T. Ortak Konseyi imzalı mektup da Evren Paşa'yı savunanlardan.

Bütün bunların dışında yürekten taşan bir sevgiyle yazılmış, övgü dolu mektuplar var. Yazanlar beni bağışlasın, bilinen nedenlerle yayınlayamam. Ama en değerli anılarım olarak saklıyorum.