SABAH'ın manşetinden sonra herkes birbirine bu soruyu soruyordu:
Neron kim?
Tahminler yapıldı, listeler yayınlandı. Hatta iş Neron-toto'ya kadar vardı. İşte fıkra o günlerde aklıma gelmişti. Araya Rusya gezisi girdiği için yazamadım. Bildiğiniz bir hikayedir, ama gene de tekrarlayayım:
Hani adam İstiklal Caddesi'ne çıkmış, “pezevenk!" diye bağırmış. Herkes dönüp bakmış adama.
"Yahu!" demiş, "ne kadar çokmuşsunuz!".
Neron-toto aynen bu fıkraya benzedi. Herkes tahminini söyledi ve listeler uzadıkça uzadı.
En itibarlı isimler sayılıp döküldü bu listelerde: Genel müdürler, bankacılar, müsteşarlar...
XXX
Neron yayını bazı gerçekleri net olarak görmemizi sağladı:
Bir kere hepimiz Türkiye'de Neron ve Neronlar olduğunu biliyoruz.
Haberi okuyan hiç kimse şaşırmadı ve "canım olur mu böyle şey?" demedi.
Demek ki neronluk alıştığımız, sıradan bir olgu.
İkinci önemli nokta Neron-toto'da bu kadar çok ismin sayılabilmesi.
Bu da en azından gizli neronların ya da potansiyel neronların ne kadar çok olduğunu gösteriyor. Herkesin kafasında beş-on neron adayı var.
İşte bana Neron olayının kendisinden daha tehlikeli gelen çürüme de bu. Hepimiz alışmışız.
Böyle hırsızlıklar bizde büyük bir öfke ve tepki yaratmıyor.
Gülerek anlatıyoruz. Hatta bazılarımız için, için takdir ediyordur Neron'u: "İşini bilen adam! Helal olsun!"
Skandallerden daha tehlikeli olan şey skandallere alışmaktır.
Bir de yeni düzenin yeni bir buluşu var: "Çalmadı demiyorum, çaldı ama hiç olmazsa iş yaptı, hizmet verdi. Hiç çalışmadan çalanlar daha mı iyi?"
Böyle parlak buluşlarla gelişen ahlak dünyamızda, her sıradan yurttaş kendi çapında böyle işler çevirmeye ve avanta kapmaya bakıyor.
Çünkü toplumun tepelerinde özeneceği modeller ortada. Ceza alan da yok!
Anadolu'da bir söz vardır: "Büyük karga gak derse, küçük karga bilmem ne yer!" derler.
Bizde de küçük kargalar, büyük kargalara özeniyor ve toplum düzenimiz erken kalkmış kargaların kahvaltısına dönüşüyor.
Bu yüzden "Neron kim?" sorusunun cevabı açık:
Neron biziz!
Skandallere alışan, soyguncuyu el üstünde tutan, küçük çıkarlarını korumak için her türlü dalaverayı göze alan, iç değerleri çürümüş bizleriz Neron.
