Televizyon ekranlarında haber okuyan, program sunan, yabancı film diyaloglarını çeviren ve bunları seslendiren arkadaşlara ufak önerilerde bulunmak istiyorum. Kendilerini kırmak istemem. Yazacaklarımı lütfen birer dost uyarısı bicinde algılasınlar. Sevgili dostlar; son zamanlarda hepinizin diline bir “oldukça” kelimesi takıldı. Olur olmaz yerde “oldukça” diyorsunuz. Oldukça, gerçekte ne az ne çok olan bir büyüklüğü anlatır. Oysa siz her şeye oldukça demeye başladınız. Trafik kazasında parçalanmış can çekişen insanların başında “oldukça acı çekiyor” diyemezsiniz. Kurşunlarla delik deşik olmuş oğlunun cenazesine sarılmış baygınlık geçiren anayı, “oldukça üzgün olduğu görülen anne” diye tanımlayamazsınız. Mahşer gibi bir kalabalığı anlatırken “ alanın oldukça dolu olduğu görülüyordu.” derseniz yanlış yapmış olursunuz. En iyisi bu “oldukça” modasını bırakın. Eskisi gibi çok ya da az deyin.
Yabancı film çevirilerine sızan bir başka kelime de “hey dostum. Filmlerde çocuklar birbirine “hey dostum” diyor, polisler gangsterlere iki lafın başında “dostum” diye hitap ediyor, bir dostum fırtınası esiyor ki sorma gitsin. Sanırsın ki Amerika’da herkes birbiriyle arkadaş. Önceleri hangi deyimi böyle çevirdiklerini anlayamadım. Öyle ya; Amerika’da çocuklar birbirine hiç durmadın “My friend” diye seslenmez ya! Sonunda sırrı çözdüm. Amerika’da gündelik dilde çok kullanılan “Hi man!” deyimini karşılayamayınca bir dostum modası çıkarmışlar. Bu yüzden düşmanlar dahil herkes birbirine “dostum!” diyor. “Man!” in Türkçe’deki anlamı kullanıma uymuyor. Bu yüzden sizlere “Ahbap!” kelimesini öneriyorum. “Man” geçen yerlerde “Ahbap!” ya da “Hey ahbap!” kelimelerini kullanabilirsiniz. Dostum’dan daha doğru olur.
Bir de ne olur “direkman” demeyin. Çünkü bu sözcük ne Türkçe ne de Fransızca! Çok sıkça yaptığımız bir yanlış da dünyanın dillerindeki isim ve kelimeleri İngilizceye uygun biçimde telaffuz etmemiz. İtalyanca’da Türkçe’deki gibi okunan “Cinema Paradiso”yu “Sinema Peridays” yapmanın bir anlamı yok! Ayrıca “Süpriz” denildiğini duyduğum zaman sinirlerim bozuluyor. Ya “Sürpriz” deyin ya da bu kavramı Türkçe bir kelimeyle karşılayın.
Oliver Stone’un son filmi “Heaven and Earth”ü aylar önce Singapur’da görmüş ve bir yazıda anlatmıştım. O zaman filmin ismini “Gökyüzü ve Yeryüzü” diye çevirmiştim. Çünkü filmdeki Vietnamlı kızın annesi Fransız ve Amerikan hava saldırılarını kastederek, “Gökyüzüyle yeryüzü yer değiştirdiği zaman” diyordu. Filmin ismi de buradan çıkmıştı. Şimdi bakıyoruz ki film Türkçe’de yanlış bir çeviriyle “Cennet ve Yeryüzü” adıyla gösteriliyor. En ciddi gazetelerimizin başlıklarında “yanlız” ve “yalnış” yazımlarına rastlanıyor. Lütfen biraz daha özenelim! Dile gösterdiğimiz özen, kendimize duyduğumuz saygının göstergesidir.
