Türkiye'de yaşayıp da ölüm üzerine düşünmemek imkânsız. Her saat başı yeni ölüm haberleri alıyoruz. İnsanlarımız Güneydoğu dağlarında ölüyor, mayına çarpıyor, trafik kazasında parçalanıyor, cinayetlere kurban gidiyor, hastalıklardan kırılıyor, hastane kapılarında can veriyor. Gün geçmiyor ki tanımadığımız ama "bizim" dediğimiz insanların ölüm haberleriyle sarsılmayalım. Ne var ki ölüm çok yakınınıza geldiğinde, sevdiğiniz birini, hele "sırasız ölüm"le sevgili bir çocuğu koparıp götürdüğünde, dünya, evren, yaratılış, varoluş üzerine düşünceleriniz yoğunlaşıyor, ölçeğiniz değişiyor: Dünyayı farklı gözlerle yorumlamaya başlıyorsunuz. Gündelik hırsların, sonu gelmez didişmelerin, yok edici kavgaların ne kadar anlamsız ve saçma olduğunu bir kez daha kavrıyorsunuz. Düşmanlarınıza bile kızmamayı ögreniyorsunuz; çünkü zaten kısa bir sürede hepsi ölüp gidecek. Milyonlarca yıl içinde insan ömrü dediğin nedir ki! Bir kelebek ömründen bile kısa. Yunus'un "Bir göz açıp yummuş gibi" dediği ömürden söz ediyoruz.

METAFİZİK

İnsanın, bilmediği şeylere metafizik (fizikötesi) demesi olağandır ama bu kavram çağlara göre değişir. Mesela, 17. yüzyılın insanına elektrik kavramından söz etseniz, "metafizik" olarak algılardı. Babalarımıza, "Japonya'da konuşan bir insanın görüntüsü ve sesi, aynı anda odalarımızın içinde olacak" desek, herhalde inanmazlardı. Bugün basit gelen bu buluşlar, o zaman "metafizik" kavramı içindeydi. Demek ki bugün bizim algı kabiliyetimizin dışında olan birçok şeye burun kıvırmamak, "bilimsel değil" diyerek ve insanoğlunun bilgi düzeyini bir matah zannederek reddetmemek gerekiyor.

BAZI ÖRNEKLER

Albert Einstein, E=MC2 formülü üzerinde kafa yorarken, belli bir hıza erişmiş cismin değişikliğe uğrayacağını ve zaman kavramının görece olduğunu ispatlamıştı. Geçen ay MIT gibi ciddi bir enstitünün önemli bilim adamı Thomas Pritchard, bir sodyum atomunun, bir bariyerin iki tarafında aynı anda var olabildiğini ispatladı. Aynı deneyi Konstanz üniversitesinde helyum atomuyla da tekrarladılar. Yani bölünmeyen atom, aynı anda, iki ayrı yerde birden var olabiliyordu. Bir süredir dünya fizik ve felsefe çevreleri bu büyük buluşu tartışıyor. Deneyi Türkiye'de düşününce daha ilginç noktalara varıyorsunuz: Profesör Pritchard, Beyazıd-ı Bestami'nin iki ayrı yerde, aynı anda var olabilmesinin sırrını ortaya çıkarıyor.

ENERJİ

İlginç değil mi? 20. yüzyılın büyük fizikçileriyle, binlerce yıl öncenin mutasavvıfları aynı noktada birleşiyorlar. İki grup da gördüğümüz nesnelerin, katı cisimler olmayıp, bir enerji hareketi olduğunu savunuyor. Gördüğümüz masa, masa değil bir enerji hareketi. İnsan da öyle, kuş da, köpek de, cam da, otomobil de... Ve enerji yok olmuyor.

SOLUK MAVİ NOKTA

San Francisco'da konuştuğum Carl Sagan'ın yeni kitabının adı "Soluk Mavi Nokta", yani dünyamız. Bizim bunca önemsediğimiz dünya, sınırları bilinmeyen evrende, galaksiler arasında, güneş sisteminde yer alan ve uzaktan soluk, mavi bir nokta olarak bile fark edilemeyen, belki de evrende bir matematik büyüklük ifade etmeyen toz zerresi. Biz de onun üzerinde kısacık bir an yanıp sönen, yaşam belirtileriyiz. Bu yüzden Stephen Hawking, tanrıya inanıp inanmadığını soranlara, insanoğlunun gerçek boyutunu anlatıyor ve "Evren bizim gibi yaratıkların tasavvuruna göre kurulamaz" diyor. Bir anlamda Einstein'in sözlerini tekrarlayarak, öğrendikçe, bilmediklerinin ne kadar çok olduğunu kavraması gerçeğini vurguluyor. Büyük bilim adamlarının açıklamaları, evreni kavramamızın, bahçedeki karıncanın Wall Street borsasındaki hesapları kavramasından daha güç olduğunu ortaya çıkarmakta. Mutasavvıflar ise bu gerçeği görmüş ve her zerrenin, büyük enerjinin bir parçası olduğundan hareketle "birlik" ve vahdet-i vücud felsefesine ulaşmış ve "enel hak" noktasına gelmişti. Böylece en küçük, en büyük oluyordu. İnsanoğlu hem hiçbir şeydi hem de her şey!

Not: Genellikle bu tip konuları gazete köşesine yansıtmam, kendi duygu ve düşünce dünyamda, sessizce uğraşmayı yeğlerim. Çünkü bu konular, gazete köşesi mantığını ve boyutunu aşar. Ne var ki bazen insan kendini tutamıyor. Hele böyle günlerde...