Hiçbir toplumda, "18 yaşındaki güçlü kuvvetli delikanlının, yaşlı büyükannesini dövmesi yasaktır" gibi bir yasa maddesi olamaz. Çünkü bu, yasalarla düzenlenemeyecek kadar temel bir kuraldır ve bir aile eğer bu kuralı hissedemiyorsa, onları bir arada tutmaya hiç kimsenin gücü yetmez. Yasa maddeleri böyle işlerde aciz kalır. Aileyi koruyacak ve devam etmesini sağlayacak olan uyum, yazılı olmayan kurallarda ve "sağduyu" kavramında gizlidir. Büyüklerin "akl-ı selim", Batılıların "common sense" dedikleri "sağduyu" kavramı, en temel, en yaşamsal kavramdır.

***

Aile için geçerli olan bu kavram, toplum için vazgeçilmezdir. Sağduyudan yoksun bir toplum yaşayamaz, devam edemez, kargaşaya düşer ve bu kargaşayı önlemeye de hiçbir yasa koyucunun, hiçbir güvenlik biriminin, hiçbir ordunun gücü yetmez. Bu bakımdan, sağduyu kavramının üstüne titrememiz gerekir. Sağduyumuzu yitirirsek, hep birlikte çöker ve enkazın altında kalırız.

KÖKLÜ GELENEK

Bizim halkımız sağduyuludur. Bunca değişik ırk, mezhep, dil ve din grubunu yüzyıllarca bir arada yaşatan, iç savaşlardan, yıkımlardan koruyan öğe, halkın sağduyusudur. Neredeyse her grup birbirinden kız alıp vermiş ve müthiş bir bilgelikle ortak yaşama kuralları geliştirmiştir. Gelenek ve görenek dediğimiz miras, bunun kanıtı ve bekçisidir.

CEHENNEM TÜNELİ

Ne var ki son zamanlarda halkın sağduyusu fena halde saldırı altında. İnsanların sağduyusuna saldırılıyor, zorlanıyor ve toplum akıldışı noktalara sürüklenmek isteniyor. Nefret tacirleri ortada: Kalemlerinden ve ağızlarından kan damlayarak, insanlarımızı birbirine düşürmeye, Türkiye'mizi sonu gelmez bir cehennem tüneline sokmak istiyorlar. Bu nefret tacirleri karşısındaki en büyük silahımız, sağduyudur. Sağduyuyu yitirirsek, onların ekmeğine yağ sürmüş oluruz. BARIŞ! Bugün sağduyunun gerektirdiği birinci koşul, Türkiye'de bozulmuş ve gittikçe bozulmakta olan dengeleri tamir etmek ve yurt çapında bir kardeşlik duygusunu yeşertmektir. Bunun adı, toplumsal barıştır. Sağduyulu insanlar, "ölüme ve öldürmeye" toptan karşı çıkar. Cumartesi annelerine de, Cuma annelerine de içi yanar. Çarpışan ve toprağa düşen her gencimizin bizim çocuğumuz olduğu, bizim canımızdan bir parça olduğu gerçeğini unutmaz. Askerimize, polisimize, gencimize yani şiddetten zarar gören herkese sahip çıkar. Kimseyi kışkırtmaz. Kimseyi daha fazla kan ve gözyaşı ortamına sürüklemek istemez.

***

Trafik cinnetini ortadan kaldıracak, binlerce insanımızı yollarda parçalanmaktan koruyacak olan tılsımlı formül, sağduyudur. Sağduyunun egemen olduğu bir toplumda bu kadar trafik kazası olmaz. Sağduyulu bir ülkede insanlar hastane kapılarında doktor beklerken can vermez, bunca çocuk ölümü yaşanmaz, toplum bir cinnete sürüklenmez.

***

Sağduyuyu egemen kılmak zor, nefreti tırmandırmak kolaydır. Bir ağacı yetiştirmek için yirmi yıl emek vermek gerekir ama köküne indirdiğiniz bir balta o yirmi yıllık emeği bir saniyede deviriverir. Yine de başka yolumuz yok! Sağduyumuzu yitirmeyeceğiz Bütün zorluklara rağmen insanları, barışa, sükunete, kardeşliğe, anlayışa, karşılıklı saygıya, birbirini öldürmemeye çağıracağız. Bu zor mücadeledeki en büyük gücümüz, binlerce yıla dayanan gelenek, göreneklerimiz ve Türkiye'nin çok sağlam olan aile değerleridir. Halkın yüreğinin derinliklerindeki dayanışma ve merhamet duygusunu harekete geçirmeliyiz. Bu yüzden bütün sağduyulu insanlar sesini yükseltmeli ve toplumumuzu bu cehennem tünelinden korumak için herkesi sağduyuya çağırmalı.