Türk Hava Yolları uçağı Ankara Esenboğa Havaalanı'na iniş yapmak üzere alçaldı. Uçmaya en alışık olanlar bile, tekerleklerin yere değip müthiş hızın durulacağı o tatsız ve gerilimli ana hazır olmak için, koltukların iki yanına şöyle bir tutundu. Tam bu sırada "Kaptanınız konuşuyor!" diye bir anons yayıldı uçağın içine. "Cep telefonunu açık bırakmış olan yolcumuz, lütfen kapatsın." Bu yolcunun kim olduğunu anlamaya fırsat bulamadan, Esenboğa'ya indik. Ve kaptan pilot tekrar konuştu: "İniş yaparken, açık bırakılan bir cep telefonu yüzünden, bilgisayarlarımızdan birisi devre dışı kaldı. Başka hava şartlarında çok tehlikeli olabilirdi bu. Uygarlık ve teknolojik gelişme güzel bir şey ama bu aletleri kullanma kurallarına son derece dikkat etmemiz gerekmiyor mu?" Kaptanın, güzel bir ses tonu ve düzgün Türkçe diksiyonla söylediği bu sözler, hepimizi dehşete düşürdü. Bir yolcunun ihmali yüzünden tehlike atlatmıştık. Neyse ki bu kez bir şey olmamıştı ama demek ki her uçuşta, yanımızda yöremizde saatli bomba taşıyan insanlar oturuyordu. Yolculuk etmekte olan bir başka kaptan: "Bütün uyarılara rağmen bazıları telefonlarını açık tutmaya, hatta uçuş sırasında konuşmaya devam ediyor" diye yakındı. "Geçen gün bir bakan, uçuş boyunca telefonla konuştu. Uyarılara da kulak asmadı."
TELEFON KURALLARI
Türkiye'de inanılmaz bir hızla yayılan mobil telefonların, operada, camide, devlet toplantısında, saygı duruşunda yerli yersiz çınlamalarına alıştık diyelim: Ya uçaklardaki, otomobillerdeki ve benzin istasyonlarındaki tehlikeyi nasıl önleyeceğiz? Artık iyice ortaya çıktı ki açık bırakılan mobil telefonlar uçakların bilgisayarını devre dışı bırakabiliyor, ABS frenli otomobillerde kazalara neden oluyor ve geçenlerde iki örneği yaşandığı gibi benzin istasyonlarında yangın çıkarabiliyor. Türkiye'deki trafik cinnetine bir de telefon cinneti katılmak üzere.
SİLAH GİBİ
Uçağa binen kişilerin ruhsatlı silahları toplanıyor ve indikleri alanda geri veriliyor. Koruma polisleri için bile geçerli olan bir kural bu. Çünkü uçakta şu ya da bu nedenle silah patlaması çok tehlikeli. Aynı kural cep telefonları için de uygulanamaz mı? Uçağı düşürme riski bulunan bu araçlar, tehlikeli bir silah sayılır. Türk Hava Yolları yeni bir uygulama başlatıp bütün yolcuların telefonlarını toplasa ve indikleri alanda geri verse, çok doğru bir iş yapmış olur. Çünkü sizi bilmem ama ben, yolcuların bu konuda söz dinleyip kurallara sıkı sıkıya uyacağını hiç sanmıyorum. Kafasında, telefonla tehlike kavramını bir araya getiremeyen bir sürü insan, uçaklarda telefonunu açık tutmaya, hatta konuşmaya devam edecek. Karayollarında üç otobüsün birbiriyle yarıştığı bir ülkede, telefon uyarılarına ne derece bel bağlayabilirsiniz ki? Bu bakımdan Türk Hava Yolları yöneticilerini, bir facia yaşanmadan önlem almaya çağırıyoruz.
İBRAHİM MÜTEFERRIKA'YLA İLGİLİ BİR UYARI
Dr. Sacit Kutlu perşembe günkü yazımızla ilgili bir mektup göndererek, çok önemli bilgiler vermek inceliğinde bulunmuş. Yazımızda söz edilen kitabın asıl adının "Milletlerin Düzeninde Yeni Usüller" (Usul'ül Hikem Fi Ni- zam'il Umem) olduğunu ve 1990 yılında Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayınlandığını belirtiyor. Bu değerli bilgi için sayın Kutlu'ya teşekkürler.
