BARCELONA-Gelişimizin ikinci günü düzenlenen basın toplantısında İspanya basını Türkiye ile ilgili çeşitli sorular sordu. Bunların kişisel olanlarının dışında hemen hepsi politikayla ve özellikle Kürt sorunuyla ilgiliydi. Cevaplarımı Akdenizlilik çatısı altında toplamaya çalıştım. Bu yüzden El Periodoco’nun tam sayfa yayınladığı yazıya koyduğu başlık, “Livaneli Akdeniz’i altıncı kıta olarak tanımlıyor” idi. Oysa bu tanım bana ait değildi. İlk olarak dile getiren François Mitterrand’dı. O’nun tanımlamasını kullanmıştım.

Kolayca tahmin edeceğiniz gibi Türkiye ile ilgili klişeler, bu basın toplantısında da gündeme geldi. Gece yarısı Ekspresi soruldu. Soruldu, kadın-erkek ilişkilerine değinildi. Gene de hiçbirisi radyodaki yarım saatlik konuşma kadar saçma sapan değildi doğrusu. Radyo konuşmasında sorular öylesine çığrından çıkmıştı ki ben de alaya alıp, bu tutumun saçmalığını anlatmaya çalışmaktan başka çare bulamadım. Örnek olarak birkaç soru ve cevap vereyim:

Soru:Türk erkeğinin kadınlarını çok sevdiği, kapısını, annesini, kız kardeşini koruması altına aldığı doğru mu? Cevap: Doğrusu ben annemi, karımı, kızımı ve kız kardeşimi çok severim ama babamı ve erkek kardeşlerimi de o kadar severim. Siz sevmiyor musunuz yoksa,* Soru: Yağlı güreş yapıyor musunuz? Cevap:Eskiden yapıyorduk ama şimdi doktorlar kolesterol yapıyor diye yağı yasakladı. Bu yüzden yağsız güreş yapıyoruz. (Gülüşmeler)

Soru:Ya meşhur Türk hamamları? Cevap: Hamamlar, evlerde banyo bulunmadığı zamanlarda insanların temizlik gereklerini karşılardı. Şimdi herkes evinde yıkanıyor. (Su bulabildikleri zaman demedim tabii.) Hamamlarda var ama oralara gittiğiniz zaman daha çok sizin gibi meraklı turistler görülüyor.

Soru: Türkiye’ye gitmek tehlikeli mi? Cevap: ETA’nın neredeyse her hafta bir yüksek rütbeli subay öldürdüğü İspanya’dan daha tehlikeli değil.

Soru: Türk erkekleri, yabancı kadınlar üzerinde müthiş bir etkileri olduğuna inanıyorlar. Bu bakımdan Avrupalı kadınların Türkiye’ye gelmesi tehlikeli değil mi? Cevap: Size garip gelecek ama Türkiye, gündelik suç bakımından dünyadaki en güvenli ülkelerden birisi. Güçlü bir aile yapısına sahip oluşu toplumu korumakta. Ayrıca İspanya’daki gibi uyuşturucu sorunu da yok. Tek tük olaylar her yerde olabilir ama Türkiye’de özel tehlike söz konusu değil.

Soru: Türkiye’ye giden turistlerin hatıra olarak ne almasını önerirsiniz? Kilim mi, deri mi yoksa başka bir şey mi? Cevap: Ben biraz da compact disc almalarını öneririm.