Teknoloji mucizesi olan uzaktan kumanda aletini elinize alıp da televizyon kanalları arasında zıplaya zıplaya bir gezinti yaptığınızda iki tür görüntüyle karşılaşıyorsunuz: Bazı kanallarda birtakım orta yaşlı ve yaşlı adamlar Karadeniz ‘ de gemileri batmış gibi ekşi bir yüz ifadesiyle tartışıp duruyor, diğer kanallarda ise her gün mantar gibi fışkıran gençler oynaya zıplaya şarkı söylüyor. Türkiye gerçeğinin sarkacı bu iki uç arasında gidip gelmekte: Ya kaygılanıyor, umutsuzluğa düşüyor ya da şıkır şıkır oynuyoruz.

Siyasi ortamın Bizans oyunlarından sıkılan insanlar, kendilerini şıkıdım şıkıdım göbek atmaya veriyor. Bu eğilimin altın vecizesi Turgut Özal’ın ağzından çıkmıştı: “ Hanım koy şuradan bir kaset de neşemizi bulalım.“ Kaset ve özel radyolar, neşe bulma araçları oldu. Son dönemde üretilen şarkıların hepsi de göbek attırmaya yönelik. Bunda genç sanatçıların suçu yok. Halk öyle istiyorsa, göbek atılacak parçaları satın alıyorsa onlarda ister istemez pazarın sesine kulak kabartacaklar. Herkesten, kendi düşünceleri ve sanat anlayışı uğruna bir savaş vermesi ve çıkardığı kasetin satılmasını göze alması beklenemez.

Bu parçaların hepsi” dans müziği” kategorisine giriyor. İyi ama bir ülkede“dans müziği” dışında müzik olmaz mı? Dinlenilen müzikle, dans edilen müzik ayrı şeylerdir. Sağlıklı bir müzik ortamında ikisinin bir arada bulunması gerekir. Pop müzik türünü yaratmış olan Batı‘ya baktığımızda bu ayrımı çok net bir biçimde görüyoruz. Dans müziğinin yanı sıra Barbara Streisand, Sinead O‘ Conor, Chris Rea, Phil Collins, Enya ve daha adını sayamayacağımız yüzlerce şarkıcı, dinlenecek şarkılar yaratıyorlar. Bunların hepsi de ticari müzik grubu içinde yer almakta Leonard Cohen, Pink Floyd, Bob Dylan gibi gerçek yaratıcılar, şair yorumcular var.

Bir ülkedeki müziği nasıl sadece dans müziğine indirgeyemezseniz, ülke sorunlarının tartışılmasını da ekranları kaplayan tanıdık yüzlerini ayaküstü buluverdikleri kötümser yorumlarla sınırlayamazsınız. Bunun da tek yolu dünyayı politikadan ve ekonomiden ibaret gören tek boyutlu ciddilerle, hiçbir şeye aldırmadan göbek atan gırgırları birbirine yaklaştırmak. Ciddi orta yaşlılar bir süre müzikle ilgilenip, kendilerini geliştirse, göbek atan gençlerde ülke ve dünya sorunlarını biraz dert edinseler daha sağlıklı bir denge sağlanmaz mı?

Not: Hıncal bir yazımdaki paragrafı yorumlamış. Ben o yazıda genel bir tehlikeye, sol kamuflaj altında ortaya çıkan “milliyetçi sağ” eğilime dikkat çekmiştim. Tek tek kişileri ve bu arada Sayın Mümtaz Soysal‘ı suçlamadım. Eleştiri ile suçlama arasındaki nüansı gözden kaçırmamaya gayret gösteriyorum.