Artık iyice anladım ki şiddetin her türü beni hasta ediyor. Böyle haberleri okumaktan korkuyorum. Bırakın üzerine yazı yazmayı, düşünmek bile istemiyorum. Bu yüzden konuyu durmadan erteliyorum. Yazmamak için kendime her türlü bahaneyi yaratıyorum. Ama gerçeklere gözünüzü kapatmanız da doğru bir şey değil. Kendime sık sık bunu hatırlatıyorum.Sözünü ettiğim korkunç haber, basında günlerdir tartışılan ve adına kısaca “N. Ç. Olayı” denilen cinsel şiddet.Fahişe olarak çalıştırılan bu çocuk, şehrin ileri gelenlerine satılıyor ve neredeyse ortak, herkesi kapsayan ve bilmezlikten gelinen bir insanlık suçu çıkıyor ortaya.Üstelik N. Ç. tek örnek değil. Bu çocuğu satan kadın diyor ki “Bölgede N. Ç. gibi yüzlerce kız var!”Geçen yıl bindiğim bir taksinin şoförü “Filipinler gibi olduk Zülfü abi” demişti. “Filipinler’! özellikle seçiyorum, çünkü artık bizde de çocuk satılıyor. Geceleri Regatta’nın oraya gidip de bakın.”İşin en ilginç tarafı da olayların geçtiği şehrin müthiş bir sessizliğe gömülmesi.Duyarlılığını yitirmemiş bir şehir, şimdiye kadar suçlulara dünyayı dar etmeliydi. Ama sanıkların hepsi hali vakti yerinde insanlar. Ya bürokrat, ya eşraf! Herhalde korkunç sessizliğin sebebi bu.Haberi okur okumaz Yaşar Kemal’in “Pis Hikâye”si aklıma geldi.Yaşar Kemal’in askerliğini yaptığı 1944 yılında Talas’ta yazdığı bu hikâyede köyün gençleri Fas Osman’ın karısını kaçırır bir yere kapatırlar ve günler geceler boyu tecavüz ederler. Sadece Sakırga adlı bir genç acır genç kadına. Hikâyenin sonunda Fas Osman gelir ve perişan olmuş zavallı kadını sırtına alarak başka bir köye götürür.N. Ç. olayı da Pis Hikâye gibi, pis bir haber.Belki daha da pis. Çünkü söz konusu olan bir çocuk.Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi, çocuk fahişeliği sorunuyla uğraşıyor, bu korkunç suça karşı çareler düşünüyor ama işin önü de bir türlü alınamıyor.Satılan çocuk sayısı her geçen gün artıyor.Biliyorsunuz bu olay Belçika’da da çok yaygın. Çocuklara karşı suç işleyenlerin sosyal düzeyi de çok yüksek. Devlet katında insanlar var.Bizdeki gibi.Yaşar Kemal, “Pis Hikâye”yi 61 yıl önce yazmış.Hayat sanatı, 61 yıl sonra bile taklit ediyor.Demek ki gönül yüceliğiyle, alcaklığıyla, namusuyla, zayıflıklarıyla insanoğluna doğru bakmayı bildiniz mi edebiyat yapıti, zamanı durduruyor; daha doğrusu her zaman güncel kalıyor.İşte sanatın ve klasiklerin sırrı bu!