"Bir Başka Gece" ekibiyle beraberdik. Bir arkadaş; "Sabah vapurla geliyordum" dedi. "Jetonu atıyorum, turnike bir türlü dönmüyor. Epeyce uğraştım. Sonunda anlattılar. Meğer jetonlar 3 bin 500 lira olmuş".
Bunun üzerine birçok kişi, vapurla bir gidiş gelişin 7 bin lira olmasından yakınmaya başladı: İş bu parayla da bitmiyordu. İskeleye ulaşmak ve vapurdan indikten sonra işe gitmek de vardı.
Samim Değer "Toplu bir yüzme eylemi yapılsa!" dedi. "Vapura binmiyoruz, yüzeceğiz diye...
Düşünün; elli sporcu genç iskeleden denize atlıyor ve vapur zammını protesto etmek için yüzüyor...
Ertesi gün bütün gazetelerde birinci sayfada yer alacak ve televizyonlarda gösterilecek olan böyle bir eylem etki yapmaz mıydı?
Ama ne yazık ki protesto geleneğimiz yok. Eline silah alıp, ülkeyi kafasındaki modele göre değiştirmek için kan döken insan çok da böylesine etkili ve zarif protestolarda bulunan yok.
Knut Hamsun örneği
Oysa bazı ülkeler bu tip protestoların en ilginç ve çarpıcı örneklerini verdiler. Bunlardan birini sevgili Ülkü Tamer'den dinlemiştim:
Ünlü Norveçli yazar Knut Hamsun, İkinci Dünya Savaşı'nda Nazilere sempati duymuştu.
Norveç'ten Nazi işgali kalkınca halk bu ünlü yazara ne yaptı dersiniz?
Yargıladı mı? Dövdü mü? Hakaret mi etti?
Hiç birini yapmadı. Sadece bir sabah kalkan Knut Hamsun, evinin önündeki meydana giren genç bir kızın, kolunun altındaki kitapları bırakıp gittiğini gördü.
Camdan baktıkça evinin önündeki beş on kitabı görüyordu. Kendi kitaplarıydı bunlar.
Biraz sonra yaşlıca bir adamın geldiğini gördü. Onun da kolunun altında kitaplar vardı. Ve o da bırakıp gitti.
Derken birkaç Norveçli daha geldi. Knut Hamsun'un kitaplarını, onun evinin önüne bırakıp gittiler.
Bütün bunları yaparken saygılı bir sessizlik içindelerdi. Eve hiç bakmıyorlar, bağırmıyorlar ve öfkeli hareketlerde bulunmuyorlardı.
Herkes bir cenaze töreninde olduğunun bilincindeydi.
Knut Hamsun her gelen kişiyle biraz daha küçüldü. Biraz daha çöktü.
O gün akşama kadar genç, yaşlı, kadın erkek, çoluk çocuk, bütün Norveç halkı, kitaplıklarının onuru olan Knut Hamsun kitaplarını getirip evin önüne bıraktılar.
Artık Knut Hamsun pencereden baktığı zaman bir kitap dağı görüyordu.
Bu olaydan sonra fazla yaşamadı ve öldü.
Norveç halkı, Nazi sempatizanı olan büyük yazarını en ağır biçimde cezalandırmıştı.
