"Düşmanlarınızı öldürmeyin!" demiş birisi "zaten hepsi ölecek!"

Bütün dünya dinlerinin ana kurallarından birisidir bu: "Öldürmeyeceksin!"

Gelin görün ki Türkiye'de durmadan cinayet övgüsü yapılır:

Bazı durumlarda adam öldürmek sevaptır, haktır hatta yüceltici bir eylemdir.

Mesela vatanı kurtarmak için adam öldürmek pek makbuldür. Daha, vatan nedir, millet nedir öğrenmeden eline bir silah tutuşturulan lise öğrencisi, "vatanı kurtarmak" için, gösterilen hedefleri vurmaya başlar ve "geberttiği" her düşman için sırtı sıvazlanır.

Namus için adam öldürmek ise neredeyse madalya takılacak bir eylemdir,

Muhtarın oğluyla incir ağacı altında konuşurken görüldüğü için aile meclisi kararıyla boğazı kesilen genç kızların yasını kimse tutmaz.

Herkes aileye acır.

Oysa adamlar düpedüz kanlı katildir.

Kimi "erkeklik onuru" denen aşağılık duygusu yüzünden katil olur, kimi arkadaş hatırına...

Hapishanede katillere "ağır mahkum" muamelesi yapılır. Hem gardiyanlardan hem de diğer tutuklulardan saygı görürler.

Hırsızlık, yankesicilik, dolandırıcılık gibi suçlar, yüz kızartıcı olarak nitelenir ama katilleri yere göğe koymazlar.

Dikkat ettiniz mi; son zamanlarda "öldürdü" yerine "temizledi" deyimi kullanılıyor:

"Karısını ve aşığını temize havale etti."

Böylece toplum, bilinçaltındaki çarpıklığı açığa vuruyor: Dünyayı kirleten pislikler temizlendi. Dolayısıyla öldürülenler pistir.

Televizyonlarımız durmadan adam öldürme sahneleri gösteriyor. Bütün filmler, en vahşi öldürme biçimleriyle dolu.

Hele Yeşilçam filmlerinde katiller, tanı mertebesine çıkarılıyor.

"Delikanlı çocuk! Beş kişiyi temizledi. Helal olsun."

***

Daracık sokaklarda analar camlardan başlarını uzatıp çocuklarına bağırıyorlar:

"Şimdi yanına gelirsem kemiklerini kırarım!"

"Akşam babana söylerim, dayaktan öldürür seni.

"Yapma diyorum! Gebertirim valla!"

"Ulan senin gözünü oyarım.'

"Eh seni bir ele geçirince doğduğuna pişman etmez miyim!"

Dostlar birbirinin omuzuna şaplak atarak "Allah canını alsın!" diyor.

Yüz vermeyen sevgiliye "Seni kimseye yar etmem" diye bıçak çekiliyor.

Sonra da "Toprak alsın muradımı!" diye salya sümük şarkılar söyleniyor.

"Ölürsem kabrime gelme istemem" iniltileri kaplıyor ortalığı.

***

Kimbilir?

Belki de bu toplum çok dengeli ve sağduyulu da ben anlamıyorum.