Son yıllarda hepimizin ağzında bir “globalleşme” kavramı… Dünya büyük bir köy oluyor, artık yerel değer ölçülerine göre davranmak mümkün değil vs. gibi düşünceler hepimizin yazılarını süslüyor. İyi de bütün bunlar sözde kolay, özde zor kavramlar. Evrensel ölçüde yarışa girmek ve kendi değerini dünya ölçeklerinde belirlemek hiç kimsenin işine gelmiyor. Ne politikacının niyeti var buna, ne bankacının, ne iş adamının, ne aydının, ne de sanatçının… Türkiye’de bir dümen tutturmuş gidiyorsanız, dünya rekabeti denilen zorlu yarışa girmeden usul usul idare edersiniz. Kötü mal yapar, gümrük duvarları arkasında satarsınız. Çok sıkışırsanız birkaç lobi çalışmasıyla çıkarttıracağınız kararnameler kurtarır sizi. Bankacıysanız, okyanus ötesi sulara yelken açmak ve zorlu fırtınaları göğüslemek yerine kulağınızı iyice Ankara’ya verir ve döviz bozdurup, hazine bonusu olarak kazancınızı katlanırsınız. Zora düştüğünüzde nasıl olsa devlet arka çıkıverir size. Bu yüzden dünyada süpürgecilik yapamayacak kişiler aydın geçinir Türkiye’de. Bu yüzden Edirne’nin ötesinde top koşturamayacak insanlar, futbol ilahları olarak milyarlık transferlerde kapışılır. Eğrisiyle doğrusuyla “Bizim Köy” iyidir. Herkesin işine gelir. Salı akşamı İzmir’de Kordon toplantılarına konuşmacı olarak katıldım. Çarşamba günü de yıllardır ihmal ettiğim bir işi becerip, mesleki olarak ilgi duyduğum Raks fabrikalarını gezdim. İnanın ki iki saatlik ziyaretten sonra fabrikadan ayrılırken göğsüm kabardı. Aslan Önel’in kafasındaki büyük düşü nasıl gerçekleştirdiğini ve dünya çapında bir başarıya nasıl imza attığını gördüm. Bugün Amerika’dan Japonya’ya kadar hangi büyük mağazaya girseniz, Raks firmasının etiketini taşıyan ses ve video kasetlerini görüyorsunuz. Öylesine titiz ve duyarlı bir çalışma yapılıyor ki, Manisa’da üretilen bu kasetler dünyanın en büyük firmalarını teker teker deviriyor. Bu yüzden,Raks firması kriz döneminde rahat. Üretiminin büyük bir kısmını ihraç edebiliyor. Önümüzdeki günlerde büyük dünya devleriyle yaptıkları yeni anlaşmaları açıklayacaklar.
Keşke Türkiye’deki bütün girişimciler Aslan Önel kadar yürekli, ufuk sahibi ve dünyalı olsalardı. Raks ürünleri gibi “Madde in Turkey” damgalı birçok ürünümüz, dünya pazarlarında en üst düzeyde alıcı bulabilseydi. Bu kriz, sadece iç pazara seslenerek var olamayacağımızın kanıtı. Türkiye olarak Raks’a ve yaratıcılarına teşekkür borçluyuz.
