Geçen akşam üst düzey bürokratlar ve tanınmış gazetecilerin bulunduğu bir masada müzik meselesi açıldı. Dostlarımız çeşitli uluslararası toplantılara katıldıklarında şarkı söyleme konusunda sıkıntı çektiklerini anlattılar.

Toplantılar genellikle eğlenceli bir veda yemeğiyle bitiyordu. Böyle gecelerin sonunda, katılımcıların kendi ülkelerinin şarkılarını söylemeleri adet olmuştu.

Amerikalı, Macar, Rus, İngiliz, Hintli, Japon derken sıra bizimkilere geliyordu. İşte sıkıntı da o zaman ortaya çıkıyordu.

Oturduğu yerde ter dökerek sırasını bekleyen Türk bürokratı ya da gazetecisi hangi şarkıyı söyleyeceğini bilemiyordu.

Tamamını bildiği hiçbir şarkı yoktu. Daha doğrusu yaşamında böyle bir şeye yer tanımamıştı.

İki gazeteci arkadaş Stockholm de bula bula "Dağ Başını Duman Almış"ı bulmuşlar.

Melodi başlayıp ilerledikçe İsveçliler'in yüzünde gülücükler uçuşmuş.

Daha sonra, bu şarkıyı nereden bildiklerini sormuşlar bizimkilere. Hele sözlerinin kahramanlık ve milli duygular içerdiğini duyunca daha da şaşırmışlar.

Çünkü bizim "Dağ Başını Duman Almış" sözleriyle Türkçeleştirdiğimiz melodi, çok tanınmış bir İsveç halk ezgisidir. "Üç kızkardeş bir gün ormana gittiler" dizesiyle başlayan şarkının sözleri de hayli erotiktir.

Bir başka toplantıda bürokratlarımız Niye her ulusun aydını, içi yana yana memleket şarkıları söylüyor da Türkler beceremiyor diye düşündüm.

Gerçekten de Türk aydınının yaşamında müzik boyutu yok.

Genelleştirirsek roman, şiir, tiyatro, sinema boyutu da yok.

Son yıllarda biraz resme merak saldılar. Evlerini dekore etmek ve yatırım yapmak için resim alıyorlar, o kadar.

Sanat gündelik hayattan dışlanmış.

İnsanlar Ankara'yı, politikayı, ekonomik kararları, siyasi dedikoduları, ihaleleri izliyorlar sadece.

Dünyanın ekseninde böyle "ciddi" konular var.

İnsanlığın temel uğraşları olan müzik ve edebiyat ise boş zaman eğlencesi olarak algılanıyor. Ciddi işlerden böyle şeylere vakit ayıramıyorlar.

Öğrenci derneklerini ve politik grupları düşünün: Ne kadar az enstrüman çalan insan vardır içlerinde.

Türkiye'de derlemeler yapmış olan ünlü müzik adamı Bela Bartok "Dünyanın bu bölgesinde toplu halde şarkı söyleme bilinmiyor" diye yazar. "Bir kişi söylüyor, ötekiler dinliyor.

Haksızlık etmeyelim: Müzikle uğraşan, hep bir ağızdan şarkılar söyleyen yüz binlerce, belki de milyonlarca insan yaşıyor bu ülkede. Ama nedense bürokratlar, gazeteciler, bankacılar, politikacılar bu yüzbinlere dahil değiller.