Moskova trajedisi hakkında bir şey
yazmak çok zor.
Çünkü bu satırların yazıldığı saatler-
deki belirsiz durum, yarına kadar çok
daha aydınlanmış belki de çok daha
kararmış - olacak.
Şimdilik görünen Rus Beyaz E-
vi'nin, bomba izleriyle kirlenmiş olma
SI.
Dünyada belki de bu çapta bir sava-
şa sahne olan ilk parlamento burası.
İçerde ateş edildi ve bina dışardan
bombalandı.
İçerdeki ölü sayısının yüzlere varaca-
ğı tahmin ediliyor.
Şu sıralarda parlamentoyu işgal e-
denler teslim oluyor. Elleri kafalarında
dışarı çıkıyorlar.
Teslim her zaman intikam doğurur.
Böyle bir eylemi başlatan Cumhur
başkanının, dünya tarafından topa tu-
tulması gerekirdi. Ama dünya saldırga
nın yanında, onu desteklediğini açıkça
ilan ediyor.
Rus halkının yıllardır bir numaralı
düşman olarak bildiği Amerika, parla-
mentoyu bombalayan Yeltsin'i des-
tekliyor.
Garip bir durum.
***
Ne var ki durumu daha da garipleş-
tiren şey, parlamentoda oturanların
gerçek parlamenter olmayışı.
Halk tarafından seçilmiş insanlar o-
turmuyor orada.
Bu yüzden Rusya'da seçilmiş tek kişi
olan Boris Yeltsin, atanmışlara karşı
silah kullanıyor.
Çelişki bu kadarla da kalmamakta:
Rusya'da demokrasiyi yerleştirme ça-
baları ordunun silah gücüne ihtiyaç
duyuyor.
Böylece Rusya bugüne kadar bildi-
ğimiz bütün kavramları altüst eden bir
kargaşanın içine itildi.
Yeltsin parlamentoyu ezse bile, böy-
le bir katliamın üzerine hiç bir adil re-
jim kurulamaz.
Bu yüzden Yeltsin'in kısa vadeli ba-
şarıları, Rusya'nın durulduğu anlamına
gelmeyecek.
Bir kez ülkenin dikişleri atmış. Bu di-
kişleri tekrar tutturmak çok zor alacak.
***
Çok değil bir kaç hafta önce Rusya
ziyaretini gerçekleştiren iktidar, bu ül-
keyi bölgenin vazgeçilmez gücü ilan
etmişti.
Asya'da Türk ve Rus çıkarlarının
karşı karşıya geldiği tezine karşı, Rus-
lar'la anlaşmak ve iyi geçinmek politi-
kasını izliyorlardı.
Eğer Türkiye yerinde başka bir ülke
olsaydı, Moskova'daki karışıklıklarda
parmağı olduğunu düşünebilirdik. A-
ma bizim o taraklarda bezimiz yok.
***
Moskova çarpışmalarının en trajik
yanlarından birisi de CNN yayınları.
İçerde insanlar öldürülüyor, silah
sesleri tank gümbürtülerine karışıyor
ve CNN sanki soğukkanlı bir ameliyat
gibi izliyor olayı.
"Lütfen binanın arkasını göster." di-
yor bir ses. Derhal arkadaki kameralar
çalışıyor ve hastanın sırtını gösteriyor.
"Şimdi yukardan alalım." komutu
üzerine tepedeki kameralar, hastanın
beynine yönelen rontgenler gibi çalış-
maya başlıyor.
Bu karışık ortamda, komşudaki yan-
gının bir an önce sönmesini dilemek-
ten başka yapacak şey yok.
