Hani adam tarlada çift sürüyormuş; oğlu başını gökyüzüne çevirmiş ve “Bak baba, uçak geçiyor!” demiş.Adam da cevap vermiş: “Elleşme oğlum geçsin!”Durumumuz biraz bu fıkraya benzemiyor mu?Geçenlerde bilim adamları Mauritius Adası’nda toplandılar ve dünyanın belki de geri dönülemeyecek noktaya gelmiş olduğunu açıkladılar.Herkesin küreselleşme diye tutturduğu bir dönemde, bir de baktık ki tek küreselleşen şey ısınma. İklim değişiyor, dünya en sıcak yazını yaşamaya hazırlanıyor, buzullar eriyor, ozon deliği büyüyor, cilt kanserleri artıyor.Dünyadaki su kaynakları tükeniyor. 2010 yılında dünya petrol üretimi açısından tepe noktaya vuracak.Ama bütün bunlar gündemimizde değil.Varsa yoksa siyasal, sporsal, sevgisel, kaynanasal, gelinsel, damatsal dedikodular.Belki de çaresizlikten yapıyoruz bunu. Çünkü bir dünya devleti değiliz. Böyle işlere elimiz ermez, gücümüz yetmez. Bırakalım uçak, uçup gitsin tepemizden, elleşmeyelim.Şaka bir yana; dünya sahiden alarm veriyor.NASA’nın Mars projesinin başında olan bir arkadaşım var. Mali asıllı Amerikalı bir Müslüman olan Şeyh Modibo Diarra ile yılda birkaç kez buluşuyoruz. Geçenlerde Orlando’daki bir balık lokantasında yemek yerken durumu bana şöyle anlattı.Bir tabağı masanın kenarına doğru itti; ağırlık merkezi masada olduğu için hiçbir şey olmadı tabii. Sonra biraz daha itti, sonra biraz daha.Bir an geldi ki tabağın ağırlık merkezi kaydı ve masadan düştü. Arkadaşım atik bir adam olduğu ve hazırlıklı davrandığı için tabağı tuttu.Bana dedi ki: “İşte dünya bu durumda. Her an geri dönülmez noktaya gelebilir, belki gelmişizdir bile. Ama dünya bizi yok ederek yoluna devam eder. Olan insan nesline olur. Bu gezegenin başlangıcında biz yoktuk, bir süre sonra yine olmayacağız.”Bu dehşet verici sohbet sonunda yüzüm öyle bir hale gelmiş olmalı ki; “Zaten” dedi “evrenle ve zaman kavramıyla uğraşıyorsan, ölçeği küçültmekten başka çare yok. Seninle şurada güzel bir kadeh şarap içip sohbet etmek işin en doğrusu.”Sonra, kartında “interplenatory navigator” (gezegenlerarası kaptan) yazan Müslüman şeyh arkadaşımla bu güzel dünya ve yaşam şerefine Mondavi şarabı dolu kadehlerimizi kaldırdık.Bizim şeyh arkadaşlarımız da böyle oluyor işte.2 Mart tarihinde şeyhle yine buluşacağız. Bakalım bu sefer neler söyleyecek. Merak etmeyin, size de bildirmeyi ihmal etmem.