Dün Kırklareli’nin Vize İlçesi’nde yaşananlar, herhangi bir ülkeyi alarm durumuna geçirmek için yeter de artar bile.Ama böyle işaretlerden sonuç çıkarıp da önlem alacak siyasi anlayış eksikliği yüzünden bu olay da “münferit” sayılarak diğer dosyalar arasına gömülüp gidecek.Haberi okumuşsunuzdur.Temel Hak ve Özgürlükler Dernekleri Federasyonu Vize yakınlarında kamp yapmış, aralarında aranmakta olan bir kişi varmış, emniyet güçleri bu kızı almaya çalışınca kamptakiler arkadaşlarını vermemek için direnmiş, bunun üzerine 61 kişi gözaltına alınmış.Buraya kadarı normal bir emniyet vakası gibi görünüyor.Esas olay ise gece yarısı başlıyor.”PKK’lılar yakalandı!” söylentisinin çıkması üzerine gece yarısı ellerine bayraklar almış 100 kişilik bir grup Emniyet Müdürlüğü’nün önüne gelmiş, ilçede linç girişimleri yaşanmış ve kalabalık, gençleri savunmak üzere gelen avukatların arabalarını yakmış.Yani toplumsal bir nöbet yaşanmış.Daha önce Trabzon’da ve başka yerlerde yaşanan linç girişimlerini hatırlarsanız, pek de anlaşılmayacak bir şey değil.Bunalmış olan toplum, çözüm bulunamayan konularda şiddete başvurma eğilimine giriyor.Bugün Türkiye’nin herhangi bir yerine gidin, “Bayrağımızı yakıyorlar. Kalkın ey ehl – i vatan!” diye bağırın; “hani nerede!” diye sopayı, baltayı kapıp peşinize düşen yüzlerce kişi bulursunuz.Sokakta yürümekte olan kendi halinde iki genci “kapkaççı” diye bağırarak linç ettirebilirsiniz.Türkiye soğukkanlılık ve sağduyu çizgisini açtı.Devletin ‘belini kırdık, bitti’ dediği PKK şiddetinin bitmediğinin anlaşılması, ardı arkası kesilmeyen ve Anadolu’nun her köşesine giden şehit cenazeleri ülkeyi patlamaya hazır bir yanardağ haline getirdi. Tam bu noktada AB’den gelen umut kırıcı açıklamalar ve özellikle ABD’nin Büyükelçisi aracılığıyla “Irak’a giremezsiniz!” söylemi adeta ateşe benzin döküyor.Çuval hadisesini unutmamış olan Türk halkı, son derece güçlü sandığı devletinin uluslararası arenadaki aczini görüp hayrete düşüyor.Şimdi herkes bir Kuzey Irak umuduna sarıldı: Sanki ordu o bölgeye girerse her şey çözümlenecek, ortalık sütliman olacak.Unutulansa; zaten bizim orada yıllarca askeri birlikler konuşlandırmış olduğumuz ve bundan önce kaç kere yaptığımız sınır ötesi harekâtların bir çözüm getirmediği gerçeği.Çarpışmalar Türkiye’de, hem de sınırdan yüzlerce kilometre içeride oluyor.Bu durumda ne yazık ki şiddetin sürüp gideceği ve buna öfkelenen halkın da amaçsız, yönsüz ve provokasyona açık bir ruh hali içine gireceği anlaşılıyor.Yani işler ciddileşmekte.Bakalım sorumluluk makamında oturan hükümet, halkın öfkesinin önüne nasıl geçecek?