Dünya Değişirken – Zülfü Livaneli
Voleybol ve masa tenisinde çok kullanılan bir tekbik varıdr: Birisi topu havaya diker, öteki de “küt iner.”
Son günlerde Atina‘da da aynı oyun oynanıyor: Medya topu havaya dikecek, yeni iş başına gelen Simitis hükümeti de “küt inecek.”
Büyük haritalarda adı bulunmayan bir kayalık da bu işin bahanesi.
***
Bu ilk uygulama ile Simitis ve Pangalos çizgisinin, Papandreu‘yu aratmayacağı ortaya çıktı.
Aynı gerginlik politikasını sürdürüyor ve Türkiye‘yi “doğudaki düşman” olarak gündemde tutarak, Yunan iç politikasında prim yapmak istiyorlar.
Yangına körükle giden Yunan medyası da bu konudaki en büyük yardımcıları.
***
Bana kalırsa konu Yunan halkı değil, hatta yunan politikası da değil, sadece PASOK.
İki ülke arasındaki gerginlik nedenlerini iyi çözümlemek gerekiyor.
PASOK, Yunan politik yaşmında belirdiği günden beri stratejisini Türkiye düşmanlığı üzerine kurdu.
Pan – Helenizmle, sosyalizmi birleştirmek iddiasında olan bu parti, yıllardır şoven milliyetçiliğin en kötü örneklerini sergiledi.
Ve böylece Yunanistan‘ın başını derde sokmuş oldu.
Bugün Avrupa‘daki siyasi ve entellektüel çevrelerde Yunanistan‘ın eski itibarı kalmamışsa ve ciddi politikacılar tarafından hafif bir gülümsemeyle karşılanıyorsa, bunun baş sebebi Andreas Papandreu yönetimi ve bu yönetimin Türkiye, Makedonya konusunda yürüttüğü hırçın çocuk politikalarıdır.
***
İki ülkede de Kardak kayalıkları krizini bahane ederek savaş kışkırtıcılığı yapanlar türedi.
Yunanistan‘daki ve Türkiye‘deki fanatikler aynı dili kullanıyorlar.
İki tarafın da yazı ve konuşmalarında ülke isimlerini değiştirin, aynı mantığın egemen olduğunu göreceksiniz.
Yunan fanatikleri diyor ki: “Türke güvenilmez!”
Türk fanatikleri diyor ki: “Yunana güvenilmez!”
Bu fanatikler rastlantıyla öteki ülkede doğmuş olsalar, bugün savunduklarının tam tersini söyleyeceklerdi.
Oysa iki halkın da bu krizde bir suçu yok.
İki ülkedeki insanlar da geçim derdine düşmüş, birbirine benzeyen hayatları sürdürüp duruyorlar.
Bugün bir referandum yapılsa ve Yunan halkına “Kardak kayalıkları yüzünden Türkiye ile savaşalım mı?” diye sorulsa, cevap hayır olacaktır.
Hiç kuşkunuz olmasın; Türkiye’de de aynı sonuç alınır.
Bu yüzden serinkanlı davranalım ve Simitis – Pangalos ikilisinin kurduğu kayalık tuzağına düşmeyelim.
Böyle bir tutum, uluslararası diplomasi çevrelerinde, yeni Yunan yönetiminin notunu kıracak, Türkiye’nin itibarını artıracaktır.
