Yıllardan beri “solda birlik” kurulması istendi. Bununla kastedilen soldaki üç partinin bir araya gelip, daha güçlü bir partiye dönüşmesiydi. Bu düş bir türlü gerçekleşemedi. Dönüp de geriye baktığımız zaman anlıyoruz ki zaten gerçekleşmesi de mümkün değilmiş. Merkezin solundaki üç parti arasında ideolojik bir tutarlılık yok. Tam tersine temel konularda büyük bir ayrım söz konusu.

“Solda birlik” sloganından önce, solun doğru analiz edilmesi gerekiyor: Sayın Ecevit ve partisi DSP’yi “sol” olarak nitelemek büyük bir yanılgı. Bu partinin oy tabanı (Ecevit’in yıllarca belirttiği gibi) klasik sol tabandan farklı….Zaman zaman ANAP’a, zaman zaman REFAH’a, hatta MHP’ye yakın duran kişilerden oluşuyor. Bu farklı kitleyi bir arada tutan tek güç ise Ecevit hayranlığı. DSP, Türk milliyetçiliğine yaklaşımı, dünyayla bütünleşmeye karşı koyuşu ve etnik politikalarıyla tam bir merkez partisi. Bu yüzden Ecevit’in eski “ortamın solu” günlerini hatırlayarak, onu illa da “sol” olarak tanımlamaya çalışmakta yarar yok. Zaten kendisi de bundan fena halde sıkılmış durumda. Yıllardan beri kendisinin diğer sol partilerden farklı olduğunu ve ayrı oy tabakasına sahip bulunduğunu anlatmaya çalışıyor.

SHP ve CHP arasındaki ayrım ise yapay. Gerçekte birbirlerinden çok uzak düşmüyorlar. Ne var ki bu iki parti içinde Ecevit’in görüşlerine yakınlık duyan kişilere rastlanıyor. Kısacası “milliyetçi sol” olarak niteleyebileceğimiz görüşlere sahip olan kişilerin bir an önce Ecevit’le birleşmesi herkesin yararına olacak.

Böylece sorunun can damarına geliyoruz: Bugün “sol” olarak adlandırılan üç partinin, tek partiye inmesi mümkün değil. Bu hareketin iki parti olarak temsil edilmesi gerekir: Bunlardan bir tanesi evrensel sosyal demokrat ilkeleri benimseyen, çağdaş bir parti olacak. Öteki ise daha devletçi, milliyetçi ideolojiye yakın ve üçüncü dünyacı bir merkez partisine dönüşecek.

Şu anda büyük darbe yemiş görünen solun toparlanması için önce ayrışması gerekiyor. İdeolojik olarak Ecevit’le tutarlılık gösterenler DSP saflarında yer almalı. Çağdaş sol anlayışı benimseyenler ise aralarındaki yapay ayrımları ve genel başkanlık mücadelelerinin yarattığı uzlaşmazlıkları unutup bir araya gelmeli. Böylece elmalarla armutların toplanmayacağı kuralı bir kez daha doğrulanmış olacak.

Günümüzde solun emek hastalığı, kafa karışıklığıdır. İlkelerini belirleyen, toplumdaki ileri dinamikleri temsil eden ve tutuculuktan kurtulan bir sol hareket, umulmadık bir başarı göstererek geniş halk yığınlarıyla buluşmaya ve ciddi bir iktidar alternatifi olmaya adaydır. Bu amaç için önce ayrışması, sonra yeniden iki parti olarak bütünleşmesi gerekiyor.