Hükümet ortaya birdenbire “yeni anayasa” önerisi attı. İyi hoş da bu anayasayı kim yapacak? Kendileri; yani AKP çoğunluğu taşıyan meclis. Böyle bir anayasanın başarılı olması ve en geniş toplumsal mutabakatı sağlaması mümkün mü? Elbette hayır! Çünkü dünyada meclisler tarafından hazırlanmış hiçbir anayasa başarılı olamamıştır. Meclis çoğunluğunu elinde tutan gücün politik isteklerini içeren anayasalar, toplumsal mutabakat yerine geçemeyeceği için, içi boş metinlerden ibaret kalır. Yapılması gereken tek şey; toplumun bütün kesimlerinin katılacağı ve anayasa yazma amacıyla kurulmuş bir anayasa konvansiyonu yani bir anlamda kurucu meclis oluşturulması. Dünyanın saygın üniversitelerinde incelenen 120 ülkede, meclis tarafından yazılıp da başarılı olmuş bir anayasa modeline rastlamak mümkün değil. Başarılı olan modellerde ya yeni ve özel bir meclis oluşturuluyor ya da mevcut meclis, anayasa tasarıları hazırladıktan sonra seçime gidiyor. Bu seçimlerde her parti, nasıl bir anayasa tercih ettiğini halka anlatıp ona göre oy istiyor. Daha sonra, seçimlerde galip gelen partinin anayasa anlayışının halk tarafından destek gördüğü varsayılıyor. Ama bu yöntemi uygulayan ülke sayısı çok az ve model birçok ülkede başarısızlığa uğramış durumda. Anayasa yazımıyla ilgili olarak dünyada denenmemiş model kalmamış, iş biraz yazboz tahtasına dönmüş ama bugüne kadar bulunan en başarılı model; özel anayasa konvansiyonları tarafından hazırlanan anayasalar. Mevcut meclis (yani yasama), veya hükümet (yani icra) ya da Anayasa Mahkemesi-Yargıtay (yani yargı) erklerinden birinin tek başına anayasa hazırlaması, pek kabul edilebilecek bir öneri olamaz. Çünkü bu erklerden hangisi anayasa yazma görevi üstlense, kendi güç alanını genişletme amacı güdecektir. Bu yüzden aklın yolu; toplumun saygı duyduğu ve evrensel ölçüde kalitesini kabul ettirmiş bilim, hukuk, kültür, ekonomi, yönetim alanındaki şahsiyetlerden kurulu; asker ya da sivil hiçbir otoritenin gölgesi altında kalmayan bir kurucu meclisin anayasa yazımını üstlenmesi. Türkler’in tarihinde hiç sivil anayasa yapılamamış olmasının panzehiri bu. Amerika’da Jean Fritz tarafından yazılan ve yeni yayınlanan bir kitabın başlığı şöyle: “Şşşt! Bir Anayasa Yazıyoruz!” Çocuklar için hazırlanmış olan bu güzel kitapta Fritz, Amerikan Anayasası’nın yazılış serüvenini anlatıyor. Ve kitapta Amerikan Anayasası’nı yazan kurulun, bunu onaylatmak için dahi meclislere (state legislator) güvenmediği ortaya çıkıyor.”
Ama şimdi bu anayasayı eyaletlere nasıl sunacaklardı? Her eyalet meclisi anayasayı kabul edip etmeyeceği konusunda oylama mı yapmalıydı? Kararları ‘Hayır!’ oldu; eyalet meclislerine güveni-lemezdi. Çünkü onlar kendi iktidarlarının devamını ister ve ret oyu verirlerdi. “Gördüğünüz gibi Amerikan Anayasası’nın yazılış serüveni ve bu konuda iktidarlara, meclislere güvenilemeyeceği gerçeği okul çocuklarına öğretiliyor. Acaba bizim entelektüel dünyamız, üniversitelerimiz ve yönetim kademelerimiz, çocukların bildiği bu gerçeği ne zaman geniş bir katılımla benimseyecek ve içine sindirecek?
