Yaz mevsiminin sıcak olduğunu herkes bilir ama bazı yazlar daha sıcak geçer.Galiba 2006 yazı da bunlardan biri.Çünkü dünya kabuk değiştiriyor; 1914 ya da 1941 yıllarında olduğu gibi büyük altüst oluşlara gebe gibi görünüyor.Böyle bir yaz sizi dalgalarla, sivrisineklerle, imbatla, meltemle baş başa bırakmaz.Kulağınız hep gelen haberlerdedir.Geceleri yıldızlı gökyüzüne dalıp gittiğinizde bile kaygılısınızdır.Nasıl olmayasınız ki:Lübnan yanıp yıkılmış, bir ateş cehennemi olmuş.İşgal edilmesi an meselesi.Suriye “Savaşırız!” diyor.İran zaten savaşın içinde ama eğer Lübnan işgal edilirse resmen savaşa gireceğini ilan ediyor. Türkiye Kuzey Irak’a gireceğinin işaretlerini vermekte.Irak Devlet Başkanı Celal Talabani “Giremezsiniz, izin vermiyoruz” diyor.Mesut Barzani “Bunu savaş sebebi sayarız” açıklamasını yapıyor.Amerikan yönetimi “Sabredin, bir şeyler yapacağız” sözlerini tekrar ediyor.Tam bu noktada ABD Dışişleri Bakanı Rice, Kudüs’te “Yeni bir Orta Doğu’nun vakti geldi” bombasını patlatıyor. “Yeni bir Orta Doğu!”İlginç değil mi!Acaba bu yeni Orta Doğu’da sınırlar nasıl değişecek?Hangi ülkeler birbiriyle savaşa girecek, hangi topraklar işgal edilecek?Hangi ülkeler bölünecek?Yeni bir paylaşım savaşının tam göbeğindeyiz.Ve bu arada düşünüyoruz:30 Ağustos’ta Genelkurmay Başkanı değişecek!Mayıs 2007’de Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak.Kasım 2007’de yeni bir meclis oluşacak.Bunların hepsini üst üste düşündüğünüz zaman, çözdükçe dolaşan bir yün yumağının içine dalmış gibi oluyorsunuz. Yaz, tatil, yelken, rüzgâr, balık konuşmanız mümkün mü?Belki de mümkündür ama onu bize değil Türkbükü gecelerine sormak lazım.
