” Bütün ermişler kıtlıklar da, savaşlarda çıkar!” Bu cümle Yaşar Kemal’in, benim de filme aktardığım “Yer Demir Gök Bakır” romanında geçer. Romanın konusu da budur. Tarlada pamukların yanması yüzünden Ağa ‘ ya borclarini ödeyemeyen köylü, büyük bir kriz içindedir. Açlık tehlikesi de baş gösterip, sarılacak hiçbir umudu kalmayınca kendi köylüleri Taş Başoğlu’nda olağanüstü güçler olduğuna inanıp, onu ermiş yaparlar. Çaresiz kalmış ve son derece sıkışmış insanoğlunun, bir umut yaratarak yaşayabilme mekanizmasıdır bu. Çünkü, “Umutsuz yaşamıyor!”
Türkiye’de son günlerde sezdiğim havada bu. Herkesin gideceği gözüyle baktığı Tansu Çiller’in belirsiz bir süre daha iktidarda kalacağı anlaşıldı. Ne TÜSİAD ‘ın çıkışları fayda etti ne de “Battık, batıyoruz “feryatları. Ana muhalefet partisi lideri Mesut Yılmaz ise insanlar da gerekli heyecanı uyandıramadı ve hükümeti silkeleyecek kararlılığı gösteremedi. Bu umutsuzluk ortamında, hükümetin başındaki laşmaya ve halkın gözünde bir umut olmaya başladı. Güngör Mengi’nin haklı tanısıyla kriz bir lider yaratmaya başladı. Halk alçak perdeden; “Çiller bir şeyler yapmaya çalışıyor. Kadını rahat bırakın da yapsın!” diye mırıldanıyor. Ekonomi yazarları, “ Belki de 5 Nisan kararları iyi sonuç verebilir!” diye yazılar yazıyor. Çözümsüzlüğün yarattığı bir çözüm bu.
“Yer Demir Gök Bakır “da, köylüler Taşbaşoğlu’nu tepeye tırmanırken görürler. Arkasında yedi top ışık vardır. Kendilerini Taşbaşoğlu’nda bir keramet bulunduğuna inandırra mucizeler gösterdiğini anlatırlar. Taşbaşoğlu ne kadar dirense de tek umut olarak görüldüğü için çevre illerden hastalar, sakatlar, derdi olanlar akın eder ve yaralarına merhem olmasını isterler. Umutsuz yaşayamayan insanoğlu, en çaresiz gününde yeni bir umut yaratmıştır. Ben bu filmin senaryosu üzerinde çok çalıştığım için bilirim: Türkiye önümüzdeki günlerde bu filmi seyredecek.
Ne var ki filmin sonu biraz karışık. Taşbaş‘ ın gücünün iyice arttığını düşünen rakibi, yani muhtar, onu jandarmaya şikayet eder. Taşbaş halkı boşyere umutlandımmakta, aslı astarı olmayan çareler üretmek tedir. Bunun üzerine asker gelir ve Taşbaş‘ı “Halka boş umutlar dağıtmak “tan dolayı tutuklar. Kendisine “Ermiş “yapan halk da bu tutuklamayı kuzu kuzu seyretmekle yetinir. İyi ama her film aynı şekilde bitmez ki! Bakarsanız bu kez filmi çeken yönetmen başka bir son düşünüverir.
