Kalimnos konseri anılarına bir daldık, bir daha çıkamıyoruz. Ne kadar kısa yazarsam yazayım, ister istemez gazete yazısı boyutlarını aşıyor.Ama söz! Bugün son. Pehlivan tefrikasına çevirmeden bu işi bitireceğiz.Sahneden yaptığım konuşma ve seyircinin tepkisi Kalimnos Belediye Başkanı’nı ezdi, un ufak etti ama meğer adamdaki marifetler bitmemiş.Benim bölümümden sonra Theodorakis sahneye geldi, birlikte şarkılarımızı söyledik.Sonra Başkan’ın da sahneye çıktığını gördüm. İki konuk sanatçıya iki “plaket” hazırlamış, onları verecekmiş.Verdi de!Kalimnos bir süngerci adası olduğu için bakırdan, çok güzel sünger biçimi hediyeler tasarlamışlar.Başkan özür dileyen bir konuşma yaptı, sonra bize hediyeleri sundu.Ama ortada bir tuhaflık var.Aklı evvel Başkan’ın Theodorakis’e hazırlattığı hediye kocaman, benimki ise onunkinin yansından küçük.Adamın ferasetine bakın!Hediyeyi aldım, gülmeye başladım. Sonra yine mikrofonu elime alıp “Biraz önceki konuşmasıyla harikalar yaratan Başkan yine müthiş bir zekâ eseri göstermiş.” dedim. “Mikis’le bana kendi cüsselerimize göre hediye hazırlatmayı akıl etmiş. Herkes bunu akıl edemez.”Biliyorsunuz; Theodorakis 1,92 boyunda, yani benden yirmi santim daha uzun.Bu sözler üzerine yine bir kahkaha ve alkış koptu, Başkan sahnede kaçacak yer arıyor.Neyse; konseri sağ salim tamamladıktan sonra o gece adada kalmak istemedik ve bizi Türkiye’ye götürmelerini rica ettik.Limandan bizi yine, geldiğimiz tekne aldı.Ama durumda bir değişiklik var; sanki o suratsız kaptan gitmiş, yerine özür dileyen, mahcup birisi gelmiş.”Sen” dedim “bizi Kos’a değil doğrudan doğruya Bodrum’a götür!””Yapamam!” dedi.”Ben durumu yetkililere açıklarım, merak etme” dedim.”Öyle ama” dedi, “Benim Türkiye’ye gitmem mümkün değil.”Bunun üzerine durumdan kuşkulandım.”Bana baksana” dedim “Hani Kardak’a bayrak diken birisi vardı, o sizin Belediye Başkanı mı?”Adam boynunu büktü “Evet!” dedi.”Peki” dedim “adaya hangi tekneyle gitti!”Duyulur duyulmaz bir sesle cevap verdi: “Bu tekneyle!”Durum açığa çıkmıştı.O gece önce Kos’a, oradan da kazasız belasız Bodrum’a geldik.Daha sonra bu konseri televizyonda seyretmiş olan birçok insanla karşılaştım. Hepsi Belediye Başkanı’yla alay ediyor, ağzının payını aldığını söylüyordu.Şimdi de bu hikâye Avrupa film çevrelerinde anlatılıyor.Hatta birileri bu olayı film yapmaya çalışıyor.Eğer gerçekleşirse Belediye Başkanı ebedileşmiş olacak.Hangi yönüyle ebedileceği açık değil mi?Yazıyı bitirmeden son bir not ekleyeyim: Bu konser, yirmi beş yıl boyunca Yunanistan’da karşılaştığım tek tatsız olaydır. Haksızlık etmemek için Yunan halkından sürekli saygı, sevgi ve dostluk görmüş olduğumu belirtmem gerekiyor. Zaten bu olayda da halk, Başkan’m densizliği karşısında muhteşem bir tepki verdi.
