Perşembe günü Avrupa Konseyi’nin olağanüstü gündemli toplantısında Irak görüşüldü.45 ülkeden gelen milletvekilleri konuyu enine boyuna tartıştılar.Zaman zaman sertleşen müzakerelerde savaş yanlılan ile Irak savaşına karşı çıkanlar, kozlarını paylaşmaya çalıştı.Beni en çok etkileyen, İngiliz İşçi Partisi mensuplarının savaşa karşı takındıkları tutum oldu.Bu ilginç politikacılar, iktidar partisine mensup olmalarına rağmen Irak savaşını ‘kanunsuz bir saldırı’ olarak nitelemekten çekinmediler.Yaptiklan iş büyük bir cesaret istiyordu.Çünkü hükümetlerinin aldığı karar uyarınca, kendi orduları çöllerde savaşırken, uluslararası bir platformda bunu eleştirebilmek yürek işiydi.Gözümüzde daha iyi canlandırabilmek için durumu Türkiye’ye uyarlayalım: Varsayalım ki Türkiye savaşıyor. Cepheden her gün şehit ve yaralı haberleri geliyor.Ve Avrupa Konseyi’nde bazı Türk milletvekilleri çıkıp, bu savaşı ‘kanunsuz bir saldırı’ olarak ilan ediyorlar.Bu milletvekillerine verilecek cezaların en hafifi ‘vatan haini’ suçlaması olurdu herhalde.Ama İngilizler bu cesareti gösteriyor.İngiltere’nin eski Milli Savunma Bakanları’ndan Lordlar Kamarası üyesi Lord Judd , heyecanlı bir konuşma yapıyor.Eski Dış İşleri Bakanlan’ndan Tony Lloyd kendi hükümetini eleştiriyor.Sosyalist Grup Başkanı Terry Adams neredeyse savaş karşıtlığının şampiyonu.Bu insanların cesareti beni o kadar etkiliyor ki, konuşmama başlarken bu duruma dikkat çekmekten ve onlara teşekkür etmekten kendimi alamıyorum.Bu, işin bir yönü.Bir de daha karışık yönü var.İngiliz milletvekilleriyle konuşurken ‘Peki şimdi çözüm ne?’ diye sorduğunuzda ilginç bir cavapla karşılaşıyorsunuz: Saddam Hüseyin’in bir an önce devrilmesi.Haksız da olsa bir savaş başlamış durumda.Su anda Amerikan-İngiliz kuvvetlerinin Irak’tan çekilmesi mümkün görünmemekte. Aynca böyle bir çekilme, eli kanlı Saddam diktatörlüğünün zaferi anlamın gelir ki, bu da hoş birsey değil.Bu durumda tek çare Saddam rejiminin bir an önce devrilmesi ve savaşın (hiç olmazsa görünüşte) son bulması.Yoksa kuşatma altındaki Bağdat’ın yavaş yavaş boğuluşunu seyretmek zorunda kalacağız.Masum insanlar daha çok zarar görecek.Şimdilik durum bu.Orta ve uzun vadede ise bölgeyi başka zorluklar bekliyor.Otuz yıllık bir diktatörlüğün yıkılışı; gizli enerjileri, köşelerine sinmiş güçleri ortaya çıkaracak. İç hesaplaşmalar başlayacak.Amerikan-İngiliz Kuvvetleri Irak’taki işgalci konumlarını sürdürmekte zorlanacaklar.Dünya, terör tehditine iyice açık hale gelecek. Ama şimdilik tek çare Saddam’ın bir an önce devrilmesi.Kötünün iyisi bu.
