Dünkü SABAH Ekonomi de gözünüze çarptı
mı bilmem: Italya'da Temiz Eller'den sonra "Te-
miz Kalemler" operasyonu başlamış.

İtalyan basınının iş çevreleriyle ilişkileri ve rüş-
vet alışverişi araştırılıyor.

Kaçınılmaz kural: Bir yerde iktidarın belli bi-
çimleri yaşanıyorsa, orada yozlaşmalara karşı de-
netim şart oluyor.

Basının gücü ise tartışılmaz: Hükümetleri devi-
rebilir, borsayı allak bullak edebilir, savaş çıkara-
bilir. Kısacası karayı ak, akı kara gösterebilir.

Böyle bir gücün nasıl kullanıldığı, toplumun ö-
nemli sorunlarından birisi haline geliyor.

***

Basın Türkiye'de de büyük güç.

Büyük yayın kuruluşları belki de hükümetler-
den de güçlü. Çünkü hükümetler gelip geçici ko-
numları içinde, her zaman var olacak yayın ku-
ruluşları ile iyi geçinmeye özen gösteriyorlar.

Gerçekten de basın ürkütücü bir güce sahip.
Bu gücün kötü niyetle kullanılmasını düşünmek
bile istemiyor insan.

Dünyayla karşılaştırıldığında Türkiye'de durum
daha da korku verici. Çünkü demokratik hakla-
rın gelişmediği bir ortamda, yurttaşı basına karşı
koruyabilecek yasalar işlemiyor. Bir yayın organı-
nın sizi yokedebilecek, mesleğinize, ailenize ve ki-
şiliğinize zarar verebilecek bir yayını karşısında
yapabileceğiniz bir şey yok. Ya susup oturarak si-
neye çekeceksiniz ya da o yayını yapanlarla dost
olmaya çalışacaksınız.

Bu konuda görüşeceğiniz savcı bile eğer dostu-
nuzsa, "Bunlarla uğaşılmaz. Bir tekzip ya-
yınlarlar. Yarın daha kötüsünü yazarlar."
diyerek sizi uğraşmamaya çağıracaktır.

***

Basının iş çevreleriyle ilişkilerini sorgulayan İ-
talya, konuya birey hakları yönünden de eğil-
meli.

Yakından biliyoruz ki, Türkiye'de basın yüzün-
den binlerce insan haksız yere suçlandı, evi yıkıl-
dı, ailesi dağıldı. Hatta bu yayınlar uğruna yurt-
taşlık hakkından olanlara, hapis yatanlara rast-
landı.

Özellikle askeri idare dönemlerinde jurnalciliğe
soyunan bazı yayın organları, hiç bir suçu olma-
yan insanları terörist ya da örgüt üyesi olarak teş-
hir ettiler. Polisin herhangi bir soruşturmasına uğ-
rayan kişi, basında ebediyen lanetlendi ve toplu-
ma suçlu olarak sunuldu.

Gece yarısı, evine kitap arama bahanesiyle gi-
rilen bir aydından özür dilenecek yerde, dağınık
yatağının ve gecelikli karısının resimleri yayınla-
narak "Örgüt evliliği", "İşte bu yataktan çıktılar"
diye belden alta vuran pis imalarla yayın yapıldı.
Şu anda Türk basınında köşeleri işgal eden ba-
zı kalemlerin sütunlarında asılsız ihbarlar yapılır
ve isimleri geçenler teker teker yurttaşlıktan çıka-
rılırdı.

Bu yüzden Türkiye'de basının insan haklarına
saygılı olması ve cevap hakkı tanıması çok ö-
nemli.

SABAH'ın bu konudaki sözünün, Türk basını-
na yeni bir anlayış getirmesini diliyoruz.