Dünya Değişirken – Zülfü Livaneli

Bunca hay huy arasında gözünüzden kaçmamıştır umarım: Birkaç gün önce Brüksel’in Möllenbeek mahallesinde olaylar çıktı. Daha çok göçmenlerin yaşadığı bu mahalledeki olaylar üzerine Belçika jandarması ateş açtı ve Turgut Sal adlı yurttaşımız kalçasından vurularak yaralandı.
Şimdi öğreniyoruz ki Belçika adaleti şu kısacık süre içinde harekete geçmiş ve Turgut Sal’ı yaralayan jandarmayı mahkum etmiş.
Yargıç, jandarmaların “Canımızı tehlikede gördüğümüz için ateş ettik” yolundaki savunmasını da inandırıcı bulmamış.
İşte size adalet!
İşte insan canına saygı!
İşte uygarlık!
Son günlerde, Belçika’nın Avrupa’nın köylüleri olduğuna dair yazılar yayınlanıyor gazetelerimizde.
Demek ki bizim, Avrupa’nın köylülerinden alacağımız çok ders var.

***

Belçikalı yargıcın yerine koyun kendinizi: Bir yanda toplum güvenliğini korumakla görevli devlet gücü jandarma, diğer yanda Müslüman bir göçmen.
Bu durumda yargıcın aklından şöyle düşünceler geçebilirdi: “Jandarma ateş etmesine etmiş ama o da insan. Karşısında göstericileri görünce tahrik oluvermiş işte. Vurulan ise Türkiyeli bir işçi… Hem ölen falan da yok. Eğer ben jandarmayı mahkum edersem, devletimiz için canını vermekten çekinmeyen güvenlik güçlerimizi sindirmiş, onların morallerini bozmuş olurum. Hem de devletin bir güvenlik mensubunu, bir göçmen işçiye değişmiş olurum. En iyisi olayı provokatörlere, kışkırtıcılara yıkan bir kararla, jandarma kardeşimi kurtarmak. Zaten Belçikalının Belçikalıdan başka dostu yok. Bu göçmen işçiler bir azarsa bir daha zaptetmek çok güç olur. Hele Müslü- manlar… Devletimizin yüksek menfaatleri böyle davranmamızı gerektiriyor.”
Ne var ki Belçikalı yargıç böyle düşünmüyor. Bir hukuk adamı olarak yasaya ve vicdanına göre davranıyor, suç işleyenin kim olduğuna bakmadan halka ateş açan jandarmayı cezalandırıyor.
Böylece suçlu jandarmayı feda ederken Belçika’nın toplum düzenini, adalete duyulan güveni ve ülkesinin saygınlığını kurtarmış oluyor.

***

Hatırlarsanız geçenlerde Kanada hükümeti ilginç bir kararla, işkence yaptığı saptanan bir havacı birliğini lağvetti. Ordunun en gözde subaylarından oluşan birliğin kapatılması bütün dünyada yankılandı.
Kanada hükümeti de birliği feda ederek onurunu ve saygınlığını kurtarmış oldu.

***

Sizce, Belçikalı yargıç ve Kanada hükümeti mensupları vatan haini mi?
Halka ateş açan güvenlik güçlerini ve işkence yapan ordu mensuplarını cezalandırarak ülkelerine iyilik mi yaptılar kötülük mü?
Belçikalı yargıcı kutluyor ve kutsal adalet kavramını savunarak Turgut Sal’ı vuran jandarmayı cezalandırdığı için teşekkür ediyorum.
Ve son bir soru: Bu ülkede, birinci sınıf yurttaş olarak yaşamak mı daha güvenli, yoksa Avrupa’da göçmen işçi olmak mı?