Bir film yapılırken, yönetmenle oyuncu arasında bir güven bağı oluşur.
Sanki ikisi de bir ipin uçlarını kavramışlardır, sıkı sıkı tuttukları ipin gevşememesi, boşlukta kalmaması için uğraşırlar.
Oyun hazırlandıktan sonra ses alıcılar ve kamera çalışmaya başladığında, oyuncu rolünün derinliklerine dalar ama kameranın arkasında, gözleri kendisine dikilmiş yönetmenin varlığını sürekli hisseder.
O anda yönetmen de, oyuncuyla birlikte nefes alıp vermektedir. Saatlerce yapılan hazırlıktan sonra, planın filme alındığı o kısacık an, bir yanardağ patlamasının yarattığı gerilim ve basınçla yüklüdür.
O anda oyuncu ve yönetmen aynı ipi göğüslemeye doğru koşarlar.
İşte yönetmenin ve oyuncunun başarısı, bu gerilimi nereye kadar taşıyabildikleri ve ne kadar risk alabildikleri ile ölçülür.
***
"Şahmaran" filminde oyunculardan yana çok şansım oldu: Suna Selen, Rana Cabbar, Faruk Peker, Dilaver Uyanık, Atacan Arseven gibi deneyimli oyuncularla birlikte geliştirdiğimiz yorumlar, filme ustalıklar biçiminde yansıdı.
Bir de Türkan Şoray'ın film pelikülüne derinlik katan gizemini yakından tanımak olanağını buldum.
***
Türkan Şoray, çevresinde aura yaratan oyunculardan.
Bu manyetik etki nedir, nasıl açıklanabilir diye çok düşündüm.
Çünkü Türkan Şoray'ın varlığından yayılan bir çekim alanı, insanları dikkate, saygıya zorluyor ve sıradan, gündelik ilişkilerin ötesine çekiyordu. Çalışmamız ilerledikçe Türkan Şoray'ın kişiliğindeki naiv kırılganlığı farkettim.
Çok kırılgan bir insandı ve her anı, bir duygu patlamasının öncesi gibi yaşıyordu.
Bu kırılganlık öylesine derin bir şekilde yer etmişti ki içinde, insanlarla ilişkilerinde kimseyi kendisine ve ününe saygı göstermeye zorlamıyor, hiçbir şeyin farkında değilmiş gibi yaşıyordu.
İşte bu tutum onu gerçek bir "star" yapıyor ve çevresinde içten gelen bir saygı halesi yaratıyordu.
Haklarını korumak derdinde değildi, bu yüzden hakkı teslim ediliyordu.
Bütün bunlara bir de son derece gelişmiş bir iş disiplinini, profesyonelliği ve sinema aşkını ekleyin.
İşte Türkan Şoray'ı Türk sinema tarihinin en büyük starı yapan alaşım buydu.
***
Dünya sinemasında da kadın oyuncular için en büyük özellik bu galiba: Marilyn Monroe da kırılgandı, Greta Garbo da, Ingrid Bergman da...
Siz bakmayın kavgacı feministlere. Dünya hala, gözleri bir anda doluveren, buğulu ve çabuk incinen kadınların peşinden gidiyor.
***
Sevgili dostum Türkan Şoray'la bir film çalışmasında buluşmak ve bir sanat yapıtı oluşturmaya çalışmak bu dönemin mutluluklarından birisi oldu.
