Avrupa'da yaşayan yurttaşlarımızın güç bir dönem geçirdiğini biliyoruz.
Bu dönemden çıkışın yolu, Avrupa'daki Türk kitlesinin kültürel kimliğini kanıtlamasından geçiyor.
Yıllardır ihmal ettiğimiz konu; göç ve kültürel entegrasyon.
Avrupa Topluluğu'nun 486-77 no'lu direktifi, Türkçe'nin bir Avrupa eğitim dili olarak kabul edilmesini öngörüyor.
Türkler'in gettodan çıkarak saygın Avrupalılar olarak görülmesinde önemli bir adımdır bu.
Böylesine büyük ve heyecan verici bir projede bazı somut adımlar atılmakta.
İşin Avrupa Topluluğu ve Fransa cephesini, uluslararası saygınlığı olan bir bilim adamı yürütüyor.
Dostu olmakla övündüğüm Prof. Altan Gökalp, Sorbonne ve Nanterre üniversitelerinde öğretim üyesi oluşunun yanısıra, Fransa'daki Bilimsel Araştırmalar Merkezi'nin araştırma direktörü, Fransız Milli Eğitim Bakanlığı Genel Müfettişi ve Avrupa Topluluğu'nda eğitim uzmanı.
Le Monde gibi bir gazetenin, bilimsel kitaplarına tam sayfa ayırdığı bu önemli şahsiyetin Türk kökenli oluşu ve ana diline yardım etmek için çırpınması hepimiz için büyük bir şans.
Prof. Gökalp'a göre Türkçe'nin bir Avrupa eğitim dili olarak onaylanması mümkün.
Bu önemli sonuç için Avrupa'da gereken ortam hazırlanmış durumda.
Tek konu Türk makamlarının işin üstüne gitmesi.
Bugün Fransa'da 14 dilde eğitim yapılıyor.
Ayrıca lise son sınıftaki bakalorya aşamasında 96 dilden sınava girilebiliyor.
Bu sınavlardan alınan sonuçlar, genel puanlara ekleniyor.
Fransa'da 90.000 Türk öğrenci var.
Bunların üçte biri ortaokul ve liselerde okuyor.
Bu öğrencilerin Türkçe eğitimi için, Türkiye 200 öğretmen göndermiş.
Ne var ki gönderilenlerin hepsi ilkokul öğretmeni olduğu için, ortaöğretimdeki öğrencilere yeterli gelmiyor ve Fransızca bilmedikleri için de okulla sağlıklı ilişkiler kuramıyorlar.
Durumu saptamak amacıyla Prof. Gökalp başkanlığında bir genel müfettişlik grubu, Fransa çapında bir araştırma yaptı.
9 ayı bölgedeki 60 sınıfa giderek gerçekleştirilen çalışma sonuçları Fransız Milli Eğitim Bakanı'na rapor olarak sunuldu.
Bu rapora göre Fransa'daki yabancı çocukların ana dil eğitimi acınacak düzeyde.
Altan Gökalp'in Fransız bakan tarafından da uygun bulunan önerisi; Türkçe'nin 15'inci eğitim dili olarak kabul edilmesi ve Türkçe eğitimin erken yaşlarda, anaokulunda başlaması.
Bu amaca ulaşılabilmesi için ikili anlaşmaların yenilenmesi gerekiyor.
Avrupalıların buna hazır olduğu belirtiliyor.
Şimdi iş bizim bakanlıkların elinde.
Prof. Altan Gökalp; "90 bin öğrenciye uygulanacak ciddi bir Türkçe eğitimi bu çocukların binde birini Türkolojiye yöneltse, Fransız üniversiteleri 90 tane Türkolog kazanır" diyor. "Bu da Fransa'nın tarihinde görülmedi."
İşte Avrupa'da horlanan bir kitle olmaktan, saygı duyulan bir kültür topluluğuna dönüşmenin yolu da bu.
Türkçemiz için yaptıklarından dolayı Altan Gökalp'e teşekkür borçluyuz.
