BİRKANÇ günlüğüne yurt dışına gitmeye görün: Kara haberler birbirini kovalıyor. Telefon çalıyor. Açıyorum. Ayşe, üzüntüden sesi titreyerek haberi veriyor: "Biraz önce gazeteyi kurşunladılar." Ertesi gün: "Uçak düştü. Çok ölü var." Ve daha sonra o korkunç haberi veriyor? Sevgili Onat'ın bilge yüzü, zeki ve muzip bakışları, şakaları geliyor gözümün önüne. İlk şoku atlatıp da hastanede kendi-ne geldiği zaman ne düşündüğünü tahmin etmeye çalışıyorum. Ülker, saatlerce ağlıyor. Onat'ın en sıkışık günlerde, silah gölgesinde yaşanılan korku dönemin-de bize gösterdiği unutulmaz dostluk-ları anıyoruz. "Her zaman abilik yapmıştı" diyor Ülker. Annesinin, kızkardeşinin, oğlunun ve Filiz'in durumunu kestirmeye çalışı-yoruz. Onları aramaya cesaret edemediği-miz için, ortak dostları arayıp bilgi al-maya çalışıyoruz. Yaşar Kemal, ameliyatı ve doktorlar-la konuşmalarını en ince ayrıntılarına kadar aktarıyor. Ve ben bütün yüreğimle inanıyorum ki Onat yürüyecek. İnsan gövdesinin en önemli organı beyin... Onat'ın öylesine pırıltılı, öyle-sine gelişmiş bir beyni var ki gövdesine verdiği komutlarla bu işi de atlatmayı başaracak. Onat'ın beynine ve yaşama gücüne sonsuz inanıyorum.
Çoğumuz yirmili, otuzlu yaşlarımızı sürerken hapislere tıkıldık. Bazı gençleri kurşunladılar, bazıları-nı da astılar. Kimileri beynini yıkamış sapık katil-lerin kurşunlarıyla can verdi. Büyük bilim adamı Server Tanıl-lı'nın belkemiğini parçaladılar. Ve sonunda Onat da ilkellik bomba-larından nasibini aldı. Sanki Türkiye birçok Onat'a, Yıl-maz'a, Vasıf'a, Uğur'a sahipmiş gibi, herbirini teker teker kırmakta sakınca görmediler.
HABERİ duyduğumuz andan beri O-nat'ın belkemiğini düşünüyoruz. O belkemiği kendini tamir edecek. Sevgili Onat'ımız, gene yazılarıyla, sohbetleriyle, siyasi iktidarlara karşı ta-vır alışlarıyla göğsümüzü kabartmaya devam edecek. Tehlikede olan; Türkiye'nin belke-miği. Onat Kutlar çapındaki bir aydın, ül-kesinin belkemiğidir. Eğer siz onun belkemiğini parçala-yan bir gidişi durdurmazsanız, gün ge-lir ülkenin belkemiği kırılır. Her şey açıkça ortada. Terör çeteleri Türkiye'yi yangın yeri-ne çevirmeyi amaçlıyor ve bir ölçüde bunu başarıyor da. Hala ne bekleniyor? Kimlerin bomba koyduğunu, kimin terör yaptığını herkes biliyor. Ciddi ve etkin bir devlet bunları bir haftada toplayabilir. Eğer niyeti varsa ve gizli bir hesap i-çinde değilse tabii.
ONATIMIZI düşünüyorum ve 72 yı-lında yazdığım şiirin başlangıcını tek-rarlıyorum durmadan: Harın tuzaklardan kan uykularda Vuruldun ey halkım unutma bizi 72'den 95'e geldik ve ortalık karar-maya devam ediyor!
