Bu yazıyı Bonn’da, kaldığım otelde yazıyorum. Bir pazartesi akşamı ve pencerelerden korna sesleri ve haykırışlar duyuluyor. Çünkü biraz önce Almanya Avusturya’yı yendi. Şenliklerin sebebi bu.Pazar akşamı da Köln sokakları, Türk bayraklı arabalardan geçilmiyor, kornalar kulakları sağır ediyordu.Bu akşam sıra Almanlarda.Gençler ellerinde bayraklarla, formalarla yollara düşmüş.Şaşırtıcı bir görüntü. Çünkü bu memlekette korna bile çalınmazdı, maçlardan sonra ellerine bayrak alıp gösteri yapmak kimsenin aklına gelmezdi.Bunu Türklerden öğrendiler. Önceleri sokaklarda tur atan bayraklı arabalara garip garip bakıyorlardı ama şimdi kendileri aynı şeyi yapıyor.Almanya’ya her gelişimde bu ülkede “Türkleşme”nin hızına hayret ediyorum.Sanki Türkler bu ülkenin itici gücünü oluşturuyor. Alman lokantalarının yerini Türk lokantaları almış. İtalyan lokantaları da Türklerin elinde.Mesela Berlin’in en üst düzey ve rafine İtalyan lokantası, Adnan adını taşıyor.Birçok Alman sadece Türk süper marketlerinden alışveriş ediyor.Sokaklarda sarımsak ve kızarmış et kokuları.Gazeteler, televizyonlar Türklerle ilgili.Eskiden bir toplantı düzenlendiğinde gelenlerin yüzde 80’i Türk olurdu. Şimdi Bonn’da katıldığım toplantılarda gelenlerin yüzde 80’i Alman.

Opera’da yapılan Bienal açılış törenindeki konuşmama, Bonn kentinin yüz akı büyük Beethoven’e saygılarımı sunarak başladım.Ama şunu da eklemeden edemedim.Beethoven bu sabah uyansa da Opera binasında Türklerin konuştuğunu, Bienal’in Türklere ayrıldığını görse herhalde gözlerine inanamazdı.Gerçekten de öyle.Bir zamanlar Osmanlı’ya karşı savaşı finanse etmek için “Türk vergisi” toplanan memlekette, bugün Türkler baş tacı.

Alman nüfusundaki azalma ve Türklerdeki -hem doğum hem göç olarak- artış devam ettikçe, bu iş daha da ileri noktalara gidecek.Yirmi yıl sonra şansölye Türk olursa şaşırmayalım.Daha şimdiden parlamento üyesi Lale Akgün, Köln Belediye Başkanlığı’na en güçlü aday olarak gösteriliyor.Eskiden böyle bir şey hayal bile edilemezdi.

Almanya’da hayat, arı ırk yaratmak isteyen Adolf Hitler’i her gün yeni baştan mahkûm ediyor.