Haluk Levent ve iki gitarist arkadaşının gözaltına alındığını duyduğum zaman içim cız etti. Tıpkı Ferhat Tunç’un haberini duyduğum zaman olduğu gibi. Ama hiç şaşırmadım. Çünkü biliyorum ki bu ülkede türkü söylemek en ağır suçlardan biridir. Tarihinde böyle oldu, şimdi böyle; göreceksiniz gelecekte de aynen böyle olacak. Her kuşak bu lanetli mirası birbirine aktarıyor. Bizden önce türkü yapan, türkü söyleyen insanlar rejimin ve bazen de bu rejimin dümen suyuna girmeye can atan basının ve toplumun zulmüne uğramıştı. Elimize sazı aldığımızda aynı kader (!) bizi de buldu. Cezaevleri, soruşturmalar, konser yasaklamaları, sürgünler, kaset toplatmalar, basındaki iftiralar birbirini kovaladı. Bir ömür böyle geçti. Şimdi sıra bizden sonraki kuşaklarda. Bu yüzden, müzisyenlere yapılan zulmü duyduğumda şaşırmıyorum, sadece hüzünleniyorum. Çünkü adım gibi eminim ki daha yeniyetme sayılacak bir nice müzisyen adayı da bu baskıları ciğerinin kökünde hissedecek. Çünkü “Burası Türkiye, yok öyle sanat manat, kültür, müzik, hümanizm falan”… Bazen yurt dışındaki toplantılarda, UNESCO’da, Avrupa Konseyi’nde vs. sorarlar. “Siz hapse girmişsiniz doğru mu?” “Doğru!” derim. “Suçunuz neydi? ” İşte burada zorluk başlar. Elin adamına türkünün, yazının çizinin suç sayıldığını ve Türkiye’de bu işlerle uğraşan herkesin hapisten nasibini aldığını nasıl anlatacaksın! Bir iki ufak açıklamayla geçiştiririm bu soruyu. Hepimiz biliyoruz ki Türkiye Cumhuriyeti ehil olmayan insanlar tarafından çok kötü yönetildi. Soyuldu, hem de çok kötü soyuldu. İtibarı iki paralık edildi. Devletin içine yerleşen çeteler eliyle cinayetler işlendi. Kısacası, düşünebileceğiniz her türlü suç işlendi.Ama bu işleri yapanlar hapsi boylamadı, toplumda itibarlarını bile kaybetmediler. 80 yıl boyunca nerede yazar, çizer, müzisyen, şair buldularsa ona dünyayı dar ettiler, yaşamını karabasana çevirdiler. Sadece bu tablo bile ülkedeki art niyeti ve kültür düşmanlığını anlamaya yetiyor da artıyor bile. Haluk’a, Musa’ya ve arkadaşlarına geçmiş olsun. Doğru bir mesleği, yanlış bir ülkede icra etmenin bedelini onlar da ödüyor ne yazık ki!
