Bir laz, arkadaşına “Sağa bir bilmece soracağum. Piley misun?” demiş. Arkadaşı cevap vermiş “Pildum! Hamsidur!” Son dönemlerdeki Türk filmlerini ve TV programlarını görünce bu fıkra aklıma geliyor.“Yeni bir Türk filmi çekiliyor. Konusunu biliyor musun? diye sorduklarında cevabım hazır:”Bildim. Ya fahişedir ya eşcinsel ya da travesti.” Yeni bir televizyon programı hazırlandığında da travestiler vardır içinde, ya eşcinseller ya da disko rezaletleri.
Türkiye her alanda olduğu gibi cinsellikte de geç kalmış bir patlamayı yaşıyor. Zamanında sağlıklı bir cinsel eğitim ve buna bağlı olan bir cinsel özgürlük deneyinden geçmemiş olan Türkiye şimdi bütün o yasakların öcünü alırcasına kendini çarpık çurpuk bir cinselliğin kucağına atıyor. Her şeyin ıcığını cıcığını çıkarana kadar irdeleyip cıvıklaştırmak huyumuz burada da kendini gösteriyor ve özel televizyon ekranları cinsellik pusulasına göre yön belirliyor.
Bir bakıyorsunuz ekranı 15-16 yaşında evden kaçıp barlara düşmüş kızlar kaplıyor. Sözüm ona hiç gıcıklayan tavırlar takınıp erkekleri 900‘lü telefonlar yoluyla yatağa (!) davet ediyorlar. Herhalde buna kanan on binlerce saf delikanlı var ki televizyonlar para kazandıran bu işin dozunu her geçen gün artırıyorlar. İsimlerini değiştirmiş zavallı mahalle kızlarını görünce üzülmemek elde değil. Varlıklı ailelerden gelseler herhalde bu işi yapmayacak, yaşıtları gibi okula gideceklerdi.
TRT ekranına yılbaşında dansöz çıkıp çıkmayacağına tartışmaları yapılan bir ülkede, birkaç yıl içinde bu noktaya geliverdik. Şimdi yedi dansöz birden çıkıyor ekrana. O dönemin yasakları, bu patlamanın hazırlayıcısıydı aslında. Çok yazıp çizdik, çok anlattık ama dinleyen olmadı. Sosyal dönüşümleri kabul ettirmek zor. Çünkü herkes-ilkel bile olsa-kendi mantığına göre doğru bulduğunu yapıyor.
Bütün bunların üç kuruş para kazanmak için yapıldığına inanamıyor insan. Anlı şanlı adamlar, TV ekranında 16 yaşındaki kenar mahalle kızlarının ergenlik sonrası bedenlerini pazarlayarak para kazanmaktan utanmıyorlar.
900‘lü telefonlar toplumda tepki yaratıyor. Sosyete diskoları, çıplaklık sömürüleri, küfürler, eşcinsel ilişkiler öfkelendiriyor insanları. Çünkü bunlar eskisi gibi bir takım kenar köşe barlarda olmuyor. Televizyon ekranlarıyla Türk evlerine akıyor. Görmemenin, duymamanın olanağı yok. 27 Mart seçimlerinde bu tepki, Refah Partisi ‘ nin oylarında bir patlamayla kendisini gösterirse hiç şaşırmayın.
