Türk Hava Yolları uçağı Bakü’ye çok geç gidiyor. Haydar Aliyev Uluslararası Havaalanı’na indiğim zaman saat sabahın dördünü gösteriyordu. O saatte kimi bulurum, şehre nasıl giderim derken iri yarı ve herkesin saygı gösterdiği bir adam uçağın kapısından aldı beni. Vergiler Bakanı Fazıl Mamedov’muş. O saatte bile hazır tutulan bir sofranın başına götürdü. Pasaport muameleleri yapılırken birlikte çay içtik. Otele vardığımızda saat beşti ve sabah dokuzda da lobide buluşmamız gerekiyordu. Tabii uyku hak getire. Sabah UNESCO Genel Direktörü Koichiro Matsuura ve diğer iyi Niyet Elçisi dostlarla buluştuk. Biliyorsunuz, Azerbaycan’ın ‘First lady’si Mehriban Aliyeva geçen yıl, Azeri dilinde güzel anlatımla hoşmeramlı sefir’ ilan edildi. Bence doğru bir seçim. Çünkü Mehriban Hanım, kültür sorunlarıyla iş olsun diye değil, gerçekten uğraşıyor. Azerbaycan Kültürünün Dostları Derneği’nin kurucusu. Ve her yurt dışı toplantıda Dede Korkut gibi, Mugam müzik geleneği gibi Türk kültürüne ait öğeleri tanıtıyor. Buna karşılık, yine geçen yıl gruba Büyükelçi olarak katılan Laura Bush’un kültürle, iyi niyetle ve barışla ne ilgisi olduğunu anlamak kolay değil. Mehriban Aliyeva’nın Bakü’de üst düzey bir UNESCO toplantısı düzenlemesi Azerbaycan milli eğitiminin çağdaş Avrupa eğitim sistemine entegrasyonu ve geleneksel kültürünün dünyaya açılması bakımından çok olumlu bir gelişme. Öğleden sonra Cumhurbaşkanlık Sarayı’nda İlham Aliyev ve Koichiro Matsuura, Azerbaycan ve UNESCO arasındaki işbirliğini düzenleyen iki anlaşma imzaladılar. Bu arada burada düzenlenen bir törenle Genel Direktör’e Azerbaycan’ın en yüksek liyakat nişanı verildi. Kısacası Azerbaycan, UNESCO ile iş birliğine son derece büyük bir önemle yaklaşıyor ve bence çok da doğru yapıyor. Önümüzdeki yıllarda Yukarı Karabağ’da Ermeni işgali altında kalmış hanımlardan tutun da geleneksel Azeri kültürünün tanıtılmasına kadar birçok alanda iş birliğinin faydaları görülecek. insanın ana dilini konuşabildiği bir ülkeye seyahat etmesi çok hoş doğrusu. Aynı dili konuşmamıza ve aynı köke mensup olmamıza rağmen bu dost ülkeyle kültürel ilişkilerimiz ne yazık ki güçlü değil. Türk halkı Azerileri, Azeriler Türk kültürünü pek tanımıyor. Bakü izlenimlerime yarın da devam edeceğim.
