Afrika kabileleri, ok ve yayla avlandıkları dönemde, kendi aralarında bir bölüşüm hukuku geliştirmişler. Ormanda öldürülen bir av hayvanına birden fazla ok isabet etmişse; av bölüşülüyormuş. Her kabilenin oku, ayı bir renk ve işaret taşıdığı için, kimlerin isabet ettirdiğini anlamak kolaymış.
***
Hangi kabilenin oku, kalbe en yakın noktadaysa, en büyük parçayı o alıyormuş. Kaşı lan bölüm, diğer kabileler arasında paylaşılıyormuş.
Kendi koşullarından çıkardıkları bu hukuk anlayışı yüzyıllarca devam etmiş.
Ve bir gün tıkanmış. Artık bölüşüm yöntemleri işe yaramıyormuş.
Çünkü "Tüfek icad olmuş". Kurşunlara işaret koymak, tüy bağlamak imkanı olmadığı için de, bölüşüm sistemi olduğu gibi değişmiş.
***
Biz, bir çok konuda, tüfek dönemine geçtiği halde, eski bölüşümü sürdürmek isteyen kabileler gibi davranıyoruz.
Bu yüzden mahkeme kararlarımızda "Yirmibin lira ağır para cezası" gibi komik cümlelere rastlanıyor. Ve bu cümleleri büyük bir ciddiyetle televizyon ekranında tekrar ediyoruz.
Toplum, yasaları aşıyor, eskitiyor ve geçersiz kılıyor. Eğer siz formel bir hukuk anlayışıyla davranır ve yasaları harfi harfine uygulamaya kalkarsanız Türkiye birbirine girer.
Mesela ne mi olur?
Ünlü Amerikalı kalp cerrahı Debakey tutuklanır. Cumhurbaşkanı Özal'ı muayene ettiği Çankaya Köşkünden çıkarken der dest edilir ve Ankara Kapalı Cezaevi'ne konur. Hem de nizamnameye göre, kafası üç numara traş edilerek.
Çünkü Türkiye'de halen geçerli olan yasalara göre; "Ecnebi rakkase ve tabiplerin sınırlarımız dahilinde icra-yı sanat etmeleri" yasaktır.
***
Türkiye'de yayınlanmakta olan gazete ve dergilerin tümü hergün toplanır. Çünkü Zaman, Tercüman ve Türkiye hariç her yayın organı her gün "Küçükleri muzır neşriyattan koruma" yasasını delmektedir.
Eski Cumhurbaşkanı Kenan Evren tutuklanır. Ama tahmin ettiğiniz sebepten değil, kıyafet yasasına muhalefetten. Çünkü arada bir kalpak giymektedir.
Arap ülkelerinden mektup alan her Türk yurttaşı, Bakanlar Kurulu kararlarına karkoymaktan yargılanır.
Çünkü Bakanlar Kurulu kararlarıyla Türkiye'ye sokulması yasaklanan yayınlar listesinde "üç sayfalık Arap harfleriyle yazılmış mektup" diye bir madde vardır.
Eğer yasaları tam olarak uygularsanız, şu anda bir çok T.C. yurttaşı bu suçu işliyor demektir.
***
Yasalara göre Türk toplumunda aile yapısı tamamen çökmeli ve yüzbinlerce evli çift hapsedilmelidir.
Çünkü Türkiye'de imam nikahı yapmak, hapis cezasını gerektiren bir suçtur.
Eğer bu yasayı işletmeye kalkarsanız, şimdikilere ek olarak onbinlerce kadın ve erkek tutukevi yapmanız gerekir.
***
Teknolojik gelişmeler de yasaları değiştirir, toplum yaşamındaki değişimler de.....
Yasaları, tabu haline getirmemek gerekir.
Zaten buna kimsenin gücü yetmez.
Koskoca Sovyetler Birliği, dünyadaki teknolojik gelişmelere uygun yasal düzenlemeleri yapamadığı için yıkıldı. Artık 280 milyon insanı, dünyanın dışında ve yasakçı bir ortamda yaşatmasına imkan yoktu. Bilgi akışını engelleyemiyordu.
Televizyona ikinci kanal eklemeleri bile Moskovalıları güldüren şu fıkraya yol açıyordu:
Ivan bir akşamüstü yorgun argın eve gelmiş. Televizyonu açmış. Bakmış ki 1. kanalda devlet başkanı sıkıcı bir konuşma yapıyor. Hiç olmazsa bir bale bulmak umuduyla 2. kanalı çevirmiş.
Ekranda bir polis belirmiş hemen. Elindeki copu sallıyor ve;
"Yoldaş!" diyormuş. "Yoksa başkan yoldaşın konuşmasını beğenmediniz mi?"
