Eğer Türkiye ve Yunanistan’ın dost olması gerektiğine inanmış ve bu uğurda yıllarını vermiş bir kişiyseniz, bugünlerde siz de benim gibi üzüntü içindesiniz demektir. Çünkü Andreas Papandreu’nun iktidara yeniden tırmanışıyla birlikte, iki ülke arasındaki ilişkilerde kuşku bulutları dolaşmaya başladı. Papandreu bundan önceki iktidar döneminde olduğu gibi, “doğuda bir düşman” yaratıp, Yunanistan’ın birçok iç sorununu böyle çözmek niyetinde. Bu yüzden inanılmaz bir gerginlik politikasını körüklüyor. Yunanlıların gece gündüz, “Acaba Türkler bu akşam mı saldırıyor, yoksa yarın sabaha mı ertelediler?” hummasında yaşamasını amaçlıyor. Gerçekten çok yazık! Eğer dünyanın bu cennet bölgesinde İsveçliler ve Norveçliler yaşasaydı şimdiye kadar çoktan Ege’de ortak petrol çıkarıyor, turizm işbirliğiyle milyarlarca dolar kazanıyor olurlardı. Ege denizi pasaportsuz seyahat edilen bir cennete dönüşürdü.
Papandreu hükümetinin saldırgan tutumunu yaşayanlardan birisi de Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tuğrul Erkin. Erkin Atina’da, Akdeniz Ülkeleri uzmanlarıyla birlikte “Enerji ve Kent Çevresi” adlı konferansa katılıyor. Kapanışa kadar da her şey yolunda gidiyor. Ne var ki toplantının kapanış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Yunan Endüstri-Enerji-Teknoloji ve Ticaret bakanı Constantinos Simitis, birdenbire Türkiye’ye atıp tutmaya başlıyor. Konuyla hiç ilgisi olmayan bir biçimde Türkiye’ye çatıyor ve Kıbrıs’ı Yunanistan’a katmak için teknisyenlerin ve Avrupa Topluluğu’nun yardımını istiyor.
Toplantı bittiği için konuşmayı yanıtlama olanağı bulamayan Tuğrul Erkin protestosunu, daha sonra Simitis’e ve ilgili kurumlara yazdığı mektuplarda dile getiriyor. “Bay Simitis, beklentiniz gerçekleşmedi.” diyor Erkin mektubunda.” Toplantıya katılan Yunanlı meslektaşlarımız da dahil pek çok delege davranışınızı kınadıklarını ifade ettiler.
Ancak ben Türk delegasyonuna tanımadığınız cevap hakkını bir Türk vatandaşı olarak kullanmaya, sizin kötü niyetinizi ve yalanlarınızı meslektaşlarıma ve Avrupa Topluluğu yetkililerine duyurmaya karar verdim. Erkin daha sonra Yunan hükümetinin Kıbrıs, Batı Trakya, Ege adaları konularındaki fanatik tutumunu madde madde eleştirerek mektubunu şöyle bitiriyor: “Bay Simitis, çirkin politikacı olmak kolaydır. Ancak iyi teknisyen olmak zordur. Ne var ki Atina’nın enerji sorununu ancak iyi teknisyenler çözebilir.”
