Avrupa Birliği ile müzakerelerin sıklaşması, konuyla ilgili herkesi yollara düşürdü. Çeşitli Avrupa kentlerindeki toplantılar birbirini kovalıyor. Siz bu yazıyı okuduğunuz zaman ben Barcelona’da olacağım. Avrupa Konseyi Kültür Komisyonu’nun toplantısına Katalonya Parlamento Başkanı, İspanya Kültür Bakanı, Barcelona Belediye Başkanı ve Parlamento Başkanı katılıyor. İlginç bir toplantı olacağı şimdiden belli. Oradan hemen Paris’e geçmek gerekecek: Çünkü başka bir toplantı var. Haziranın ilk haftasındaki Atina ziyaretini yine Paris’teki bir başka toplantı izleyecek. Böylece sürüp gidiyor bu. Türkiye bu toplantıların en çarpıcı, en ilgi çekici konusu. Benim gibi birçok arkadaşım yollarda. Dışarıdan bakınca belki de zevkli bir hayat gibi görünebilir ama inanın ki öyle değil. Sabahın köründen akşamın geç saatlerine kadar toplantı, tartışma, konuşma, önceden hazırlık derken insan gittiği şehrin farkına bile varamıyor. Bazen okurlarımdan aldığım mesajları geç yanıtlayabiliyorum. Kimi zaman da gündemden uzak kalıyorum, daha doğrusu başka gündemlerin içinde oluyorum. Toplantılara, sanat çalışmalarına, sergi açılışlarına ve Anadolu kentlerinden yapılan çeşitli davetlere katılamıyorum. En çok üzüldüğüm de üniversitelerden gelen konuşma taleplerinin bazılarını geri çevirmek zorunda kalmak. Abbas Güçlü ile bir yılı aşkın süredir televizyon programı yapmak istiyoruz, yoğunluktan bir türlü tutturamadık. Ama ne yaparsınız ki böyle bir tempo içinde bunları yapmak güç. Yoksa okurlarla ve dinleyicilerle buluşmak yalnız büyük bir zevk değil, aynı zamanda bir gereklilik. Mesela web sitesine gelen mesajları okumak, yolumu aydınlatan işaret fişeklerini izlemek gibi. İyi niyetli kişiler ne istiyor, benden ne bekliyor, hangi konularda yoğunlaşmamı istiyor, hep bu mesajlardan anlıyorum. 2004 yılının böyle geçeceği anlaşılıyor ama aralık ayından sonra Avrupa ilişkilerinin bu kadar yoğun olmayacağını tahmin ediyorum. O zaman aldığım mesajlardaki dilekleri, yani müzik çalışmalarına dönmemi isteyen çok sayıda gencin taleplerini karşılayabilirim sanıyorum. Bu yıl bana izin versinler. Çünkü üzerimize bir sorumluluk aldık, yerine getirmek için elimizden geleni yapmamız gerekiyor.
